Sirküler Tarihi         : 26.12.2007

Sirküler No              : 2007 / 89

Konu                         : Asgari Geçim İndirimi Uygulamasının Usul Ve Esasları Hk.

 

           

 

Bilindiği üzere, 28.03.2007 tarih ve 5615 sayılı Ge­lir Ver­gi­si Ka­nu­n­u ve Bazı Kanunlarda De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nunun[1] 31. maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesinde yer alan “Ücretlilerde vergi indirimi” uygulaması 01.01.2007 ta­ri­hin­den ge­çer­li ol­mak üze­re yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanunun 2. maddesiyle de GVK’nın 32. maddesinde yapılan düzenlemeyle üc­re­tin ger­çek usulde ver­gi­len­di­ril­me­sin­de “As­gari ge­çim in­di­ri­mi” sistemi getirilmiştir. Yeni sistem 01.01.2008 ta­ri­hin­den iti­ba­ren el­de edi­le­cek ge­lir­le­re uy­gu­lanmak üzere Kanunun yayım tarihi olan 04.04.2007 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Asgari geçim indirimi uygulamasının usul ve esasları Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği[2] ile açıklanmış bulunmaktadır.

Getirilen bu yeni sistemle asgari ücret ile bağlantı kurularak mükellefin kendisi, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi ile bakmakla yükümlü olduğu çocukları için standart bir indirimin getirildiği, böylece vergi sisteminin prensiplerine de uygun bir düzenleme yapılmak suretiyle, özellikle düşük gelirler üzerindeki vergi yükü kısmen de olsa azaltıldığı ve gelir dağılımının daha adil olmasına katkıda bulunulduğu ifadesine yer verilmiştir. Asgari geçim indirimi avantajından, ücret seviyesi ne olursa olsun, medeni durumları aynı olan gerçek usulde ücret geliri elde eden tüm ücretliler aynı ölçüde yararlanacaktır.

            Asgari geçim indirimi tutarının hesaplanmasında, 2008 takvim yılı başında geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı esas alınacak olup, bu sirkülerin hazırlandığı tarihte Asgari Ücret tespit Komisyonu tarafından 2008 takvim yılı için henüz bir belirleme yapılmadığından, bu çalışmada yer alan örneklerde 2007 takvim yılı başında geçerli olan tutar esas alınmıştır. Dolayısıyla, işverenlerin 2008 yılında yapacakları hesaplamalarda, 2008 takvim yılı başında geçerli olacak olan tutarı esas almaları gerekmektedir.

 

 

 

Konuyla İlgili Yasal Düzenleme

 

          5615 sayılı Kanunun 2. maddesi ile GVK’nın 32. maddesinde yapılan düzenleme ile üc­re­tin ger­çek usulde ver­gi­len­di­ril­me­sin­de “As­gari ge­çim in­di­ri­mi” sistemi getirilmiş ve yeni sistem 01.01.2008 ta­ri­hin­den iti­ba­ren el­de edi­le­cek ge­lir­le­re uy­gu­lanmak üzere Kanunun yayım tarihi olan 04.04.2007 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. GVK’nın Asgarî geçim indirimi başlıklı 32. maddesinde, “Ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.

 

          Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için %50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için %7,5 diğer çocuklar için %5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.

 

          İndirimin uygulamasında "çocuk" tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.

 

          İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.

 

          Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.

 

          Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.” hükmü yer almaktadır. 2008 takvim yılı başından itibaren geçerli olan asgari geçim indirimi uygulamasının usul ve esasları Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 4 Aralık 2007 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile açıklanmış bulunmaktadır. Asgari geçim indirimi uygulaması ilk olarak 01.01.2008 tarihinden itibaren elde edilecek ücret gelirlerine uygulanacağından; kamuda çalışan ve 2008 yılında ilk ücretlerini 15 Ocak 2008 tarihinde alacak olan ücretliler için 15 Ocak tarihinde, özel sektörde çalışanlar için ise Ocak ayı maaşlarını alacakları tarihte uygulanacaktır. Ancak, bu sistemden yıllık beyanname üzerinden yararlanacak olan ücretliler, uygulamadan ilk olarak 2008 yılında elde edecekleri ücret gelirlerini beyan edecekleri Mart/2009 ayında yararlanacaklardır.

 

 

Asgari Geçim İndirimi Sisteminden Yararlanacak Olan Ücretliler

 

Asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler (dar mükellefler hariç) yararlanabilecektir. Asgari geçim indiriminden, ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenler de yararlanabilecektir. GVK’nın 61. maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler, örneğin sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar da genel hükümlere göre asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır. Bilindiği üzere, GVK’nın 61. maddesinde ücretin tanımı yapılmış ve 62. maddesinde işverenler hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. GVK’nın 31 ve 63. maddesinde ise, ücret ödemelerinin yıl içinde tevkif suretiyle vergilendirilmesi sırasında gayrisafi ücret matrahından indirim konusu yapılacak unsurlar belirtilmiştir. Aynı Kanunun 94. maddesinde ise tevkifat yapmak zorunda olan mükellefler sayılmış, aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde de, “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiş, verginin hesaplanması başlıklı 104. maddesinde de yıllık gelir vergisinin, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamlarından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki vergi tarifesinin uygulanmak suretiyle hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda gerçek usulde vergilendirilen ücret geliri elde eden ücretlilerin asgari geçim indiriminden yararlanması mümkün bulunmaktadır.

 

Asgari Geçim İndirimi Uygulamasından Yararlanamayacak Olan Ücretliler

Bilindiği üzere, Kanun hükmünde ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulamasının geçerli olduğu hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, sistemin muhatabı elde ettikleri ücret gelirleri GVK’nın 61, 62, 94, 103 ve 104. maddelerine göre gerçek usulde vergilendirilen ücret geliri elde eden tam mükellef gerçek kişilerdir. Genel Tebliğin 3. maddesinde, ücret geliri elde edenlerden kimlerin asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanamayacakları açıklanmıştır. Buna göre;

a) Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı

            GVK’nın 64. maddesine göre, aşağıda yazılı hizmet erbabının ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilmektedir. Dolayısıyla, aşağıda yer alan diğer ücret geliri elde eden ücretlilerin Asgari Geçim İndiriminden yararlanması mümkün değildir.


- Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabının yanında çalışanlar,

- Özel hizmetlerde çalışan şoförler,

- Özel inşaatlarda çalışan işçiler,

- Gayrimenkul sermeyi iradı sahibi yanında çalışanlar,

-Gerçek ücretlerinin tespitine imkan olmaması sebebiyle, Danıştay’ın müspet mütalaasıyla, Maliye Bakanlığınca bu kapsama alınanlar.

 

 

 

 

b) Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler

Bilindiği üzere, tam mükellefiyetin tanımlandığı GVK’nın 3. maddesinde, hangi şartlarda tam mükellef olunacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, dar mükellefiyete ilişkin olarak GVK’nın 6. maddesinde, Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilecekleri belirtilmiştir. Dolayısıyla, Türkiye’de ikametgahı olmayanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturmayanlar Türkiye’de yerleşmiş sayılmazlar. Buna göre, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan kurumlara bağlı olarak gelen ve Türkiye’de yerleşik teşebbüslere hizmet veren ve Türkiye’de yerleşmiş olan kişilerin, Türkiye’deki hizmetleri karşılığında yurtdışındaki işvereninden almış oldukları ücretin Türkiye’deki teşebbüs aracılığı ile almaları halinde “hizmetin Türkiye’de ifası” nedeniyle, GVK’nın ücretlerin vergilendirilmesine ilişkin 61, 94, 103 ve 104. maddeleri gereğince ödemeyi yapan kurumca gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekir. Diğer yandan, GVK’nın 23/14. maddesinde kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan dar mükellef hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretler gelir vergisinden istisna edilmiş bulunmaktadır. Bu şartların birlikte gerçekleşmemesi durumunda ise ilgiliye yurt dışındaki kurum tarafından doğrudan yurt dışında ödenen ücretlerin söz konusu kişiler tarafından, GVK’nın 95/1. maddesi uyarınca yıllık beyanname ile beyan edilerek vergilendirilmesi gerekecektir. Sonuç olarak, dar mükellef gerçek kişilerin Türkiye’de elde etmiş oldukları ücret gelirleri gerçek usulde vergilendirilmiş olsa dahi asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanmaları mümkün değildir. Aynı şekilde, elde ettikleri ücret gelirleri yıl içinde tevkifata tabi tutulmadığı için yıllık beyanname veren dar mükelleflerinde bu sistemden yararlanmaları mümkün değildir.

c) Başka bir kanun hükmü (3218, 4490, 4691 sayılı kanunlar v.b.) uyarınca ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar

Bilindiği üzere, işverenler tarafından hizmet erbabına ücret ve ücret kapsamında yapılan ödemelerden hangilerinin gelir vergisinden istisna olduğunun Gelir Vergisi Kanununda veya yapılan ödemelerin yasal dayanağı olan özel kanunlarda belirtilmesi gerekmektedir. Hizmet erbabına yapılan ücret ödemesinin tamamının gelir vergisinden istisna olması durumunda asgari geçim indirimi sisteminin uygulanması mümkün değildir. Zira, ortada bir vergi matrahı ve tevkif edilen bir gelir vergisi olmayacağından indirim tutarının mahsup edileceği bir tutar yoktur ve sistemin uygulanması imkansızdır. Aşağıda özel Kanunlarla getirilen bazı ücret istisnaları yer almaktadır.

-3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanununda Yer Alan Ücret İstisnası: 5084 sayılı Kanunla 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununa eklenen geçici 3. maddesinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (06.02.2004 tarihi) bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin; bu bölgelerde istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler 31.12.2008 tarihine kadar gelir vergisinden müstesna edilmiştir. Ancak, bu maddenin yürürlüğe girdiği 06.02.2004 tarihi itibarıyla ruhsatlarında belirtilen sürenin 31.12.2008 tarihinden daha önceki bir tarihte sona ermesi halinde ise istisna ruhsatta yer alan sürenin bitiş tarihine kadar uygulanacaktır.

 

 

-4490 Sayılı Uluslararası Gemi Sicili Kanununda Yer Alan Ücret İstisnası: 4490 Sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanununun 12. maddesinin beşinci fıkrasında, “Türk Uluslararası Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan personele ödenen ücretler gelir vergisi ve fonlardan müstesnadır” denilmektedir. Bu hükme göre, münhasıran 4490 sayılı Kanunla oluşturulan Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerde çalışan gemi adamlarına ödenen ücretler gelir vergisi ve fondan müstesna olacaktır. Ancak, gemi işletmeciliği yapan firmanın gemide çalışan personeli dışındaki personeline ödenen ücretler bu istisnadan yararlanamayacaktır.

 

-4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda Yer Alan Ücret İstisnası: 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun “Destek ve Muafiyetler” başlıklı 8. maddesinde, Bölgede yer alan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve AR-GE'ye dayalı üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları, faaliyete geçilmesinden itibaren beş yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden müstesna olduğu ve bölgede çalışan araştırmacı, yazılımcı ve AR-GE personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerinin, bölgenin kuruluş tarihinden itibaren on yıl süre ile her türlü vergiden istisna olduğu belirtilmiştir. Daha sonra, 5035 sayılı Kanunla 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa eklenen geçici 2. madde ile yönetici şirketlerin bu Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31.12.2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesna edilmiş, Bölgede çalışan araştırmacı, yazılımcı ve AR-GE personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri de 31.12.2013 tarihine kadar her türlü vergiden müstesna edilmiştir.

            Yukarıda sadece üç özel Kanunda yer alan ücret istisnasına değinilmiş olup, diğer özel Kanunlarla getirilen istisnalar nedeniyle ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayan ücretlilerin de asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanması mümkün değildir.

d) Ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler

            Genel Tebliğde asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanamayacak gerçek kişiler kapsamına ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişilerde ayrıca sayılmıştır. Esas itibariyle Türk Vergi Sistemine yeni giren asgari geçim indirimi uygulaması OECD ülkelerinde sadece ücret gelirlerine değil tüm gelir unsurlarına toplu olarak uygulanmaktadır. Ancak, GVK’da yer alan mevcut düzenlemeye göre, bu sistem sadece gerçek usulde vergiye tabi tutulan ücret gelirleri için geçerli bulunduğundan, GVK’nın 2. maddesinde yer alan ücret dışındaki altı gelir unsurundan birini elde eden gerçek kişilerin bu sistemden yararlanmaları mümkün değildir.

Asgari Geçim İndirimi Oranları

GVK’nın 32. maddesinde yer alan hükme göre, asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanabilecektir. Kanun metninde indirim tutarının hesaplanmasında uygulanacak olan oranlarda belirtilmiştir. 265 Seri No.lu Genel Tebliğde ise uygulamaya ilişkin olarak gerekli

 

 açıklamalar yapılmıştır. Bu açıklamalara göre; asgari geçim indirimi, ücretin elde edildiği

takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına;

 

Mükellefin kendisi için

%50’si

Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için

%10'u

Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için

%7,5'i

Diğer çocuklar için

%5'i

olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkate alınarak hesaplanan indirim oranlarının uygulanması sonucu bulunacak tutarın, GVK’nın 103. maddesinde yer alan Gelir Vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranla çarpılması sonucu bulunacak indirim tutarının 1/12'sinin aylık olarak hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi suretiyle bulunacaktır. Yani, mahsup edilecek asgarî geçim indirimi tutarı, asgari ücretin yıllık brüt tutarına yukarıdaki oranların uygulanması sonucunda bulunan tutara, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oran olan %15 oranının çarpılması suretiyle bulunmaktadır. Bulunan bu tutar da hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmektedir.

Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması

Asgari geçim indirimi tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarına bu Kanunda yer alan oranların uygulanması ile bulunan tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine karşılık gelen oranla çarpımı sonucu bulunur.

 

A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı X A.G.İ. Oranı) X %15 2

 

 

Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12’ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12’sini geçemeyecektir. Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır. Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır. 18 yaşını doldurmuş çocuklardan öğrenimi sona erenler, öğrenimin sona erdiği ayı takip eden aydan itibaren anne veya babasının asgari geçim indirimi hesabında dikkate alınmayacaklardır. Yıl içinde işyeri veya işvereni değişen ücretliler, yeni işyerlerinde veya işverenleri nezdinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren asgari geçim indiriminden yararlanmaya devam edeceklerdir.

 

Mahsup Edilecek İndirim Tutarının Üst Sınırı Hesaplanan Gelir Vergisidir

Genel Tebliğde yapılan açıklamaya göre, asgari geçim indirimi tutarının, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması halinde, fazlası dikkate alınmayacaktır. Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır. Dolayısıyla, mahsup edilecek asgari geçim indirimi tutarının üst sınırı, ücretli adına hesaplanan gelir vergisi olacaktır. Mahsup edilecek kısım ücretlinin hesaplanan gelir vergisinden fazla ise, fazla olan kısım ücretliye hiç bir şekilde iade edilmeyecektir.

Peşin Ödenen Ücretlerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması

Peşin olarak ödenen ücretler, asgari geçim indirimi uygulaması yönünden, nakden veya hesaben ödemenin yapıldığı dönemin geliri sayılacaktır. Örneğin, 01.01.2008 tarihinden önceki dönemde ücretlerin peşin olarak ödenmesi nedeniyle, bu tarihten sonraki döneme isabet eden ücret gelirleri, tahakkuk esasının geçerliliği nedeniyle, 01.01.2008 tarihinden önce elde edilmiş sayıldığından söz konusu ücretler için asgari geçim indirimi uygulanmayacaktır.

Asgari Geçim İndirimi Uygulamasında Çocuk ve Eş Kavramı

 

            Konu hakkında GVK’nın 32. maddesinde “…İndirimin uygulamasında "çocuk" tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, "eş" tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder. İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır. Genel Tebliğde yapılan açıklamaya göre, 18 yaşını doldurmuş çocuklardan öğrenimi sona erenler, öğrenimin sona erdiği ayı takip eden aydan itibaren anne veya babasının asgari geçim indirimi hesabında dikkate alınmayacaklardır.

 

Görüldüğü üzere, sistemin uygulanmasında çocuk ve eş tabirinden neyin anlaşılması gerektiği açık ve net olarak belirtilmiştir. Buna göre, “çocuk” tabirinden, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukların anlaşılması gerekmektedir. Eş tabirinden ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişilerin anlaşılması gerekir. Burada, yasal evlilik bağının Türk yasalarına göre olması şartının aranıp aranmayacağı konusunda bir açıklama yapılmamıştır. Ayrıca, GVK’nın 32. maddesine göre, indirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınacak, sözü edilen asgari geçim indirimi, belirlenmiş oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı uygulanacak, ancak çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanacak ve

 

 

boşananlar için ise, nafakayı sağlayanın indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınacaktır.

 

Örnek: (X) Bakanlığında çalışan ücretli Bayan (A), eşinden ayrılmış ve bakmakla yükümlü bulunduğu bir çocuğu bulunmakta olup, çocuk sosyal güvenlik yönünden anneye bağlı olarak sağlık hizmetinden yararlanmaktadır. (Y) Bakanlığında çalışan ücretli Bay (B) ise mahkeme kararına göre çocuğa her ay nafaka ödemektedir. Bu durumda, boşanan eşlerden çocuğun nafakasını babası Bay (B) sağladığından, çocuktan dolayı indirimden baba yararlanacaktır. Babanın mahkeme ilamının bir örneğini işverenine ibraz etmesi yeterli olacaktır.

 

Ay Kesirlerinin Tam Ay Olarak Dikkate Alınması

 

Konuyla ilgili olarak GVK’nın 32. maddesinde, “Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir.  Bu hükme göre, ücret ge­li­rinin kısmi dö­ne­me ait ol­ma­sı ha­lin­de (5, 15 veya 20 günlük gibi), ay ke­sir­le­ri tam ay sa­yıl­mak su­re­tiy­le bu süreye isa­bet eden in­di­rim tu­tar­la­rı esas alı­nacaktır. Esas itibariyle, kıst dönemde elde edilen ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi, hesaplanan indirim tutarının mahsup edilmesinde üst sınır olduğundan, ücret gelirinin elde edildiği dönemin tam ay veya kıst dönem olmasının pek fazla bir önemi kalmamaktadır.

 

Net Ücret Üzerinden Anlaşan Ücretliler Asgari Geçim İndiriminden Yaralanacaktır

 

Ülkemizde, özel sektörde faaliyet gösteren işyerlerinin çoğunda işverenler, işçilerle “net ücret” üzerinden anlaşmakta ve işçinin gelir vergisi ve sigorta primini işveren üstlenmektedir. Bu durumda, bu sistemin mutlak surette ücretliye yansıması ve ücretlinin vergi yükünü azaltması gerekmektedir. Kamuoyunda yer alan yaygın görüşe göre, bu avantajın ücretliye değil işverene yarayacağı ve net ücret üzerinden anlaşan ücretlinin ücretine yansımayacağı şeklindedir. Bu konuda, Maliye Bakanlığınca yayımlanmış olan 265 Seri No.lu Genel Tebliğde açıkça bu hususa değinilmiş ve işverenlerin indirim tutarını mutlaka net ücrete ilave edip ücretliye ödemesi gerektiği açıklanmıştır. Aksi takdirde işverenler, muhtasar beyannamede ücretliye ödemediği bir tutarı mahsup etmiş olacağından, vergi ziyaına sebebiyet vermiş olacaktır. Dolayısıyla, kamuoyunda yer alan bu yersiz endişeye gerek yoktur. Ücretlilerde bu sistemden haberdar oldukları için 01.01.2008 tarihinden sonra net maaşlarının belli bir miktarda artacağının farkında olduklarından, işverenlerini bu konuda uyaracaklardır.

 

Yıl İçinde İşveren Değiştiren Ücretlilerin Durumu

 

Genel Tebliğde yapılan açıklamalara göre, yıl içinde işyeri veya işvereni değişen ücretliler, yeni işyerlerinde veya işverenleri nezdinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren asgari geçim indiriminden yararlanmaya devam edeceklerdir. Örneğin, bir işveren bünyesinde öteden beri çalışan ve Ocak/2008 ayından itibaren asgari geçim indiriminden yararlanmaya başlayan bir ücretli, 01.07.2008 tarihinde başka bir işveren nezdinde çalışmaya başlaması durumunda, Temmuz/2008 ayından başlamak üzere asgari geçim indiriminden yeni işvereni nezdinde yararlanmaya başlayacaktır.

 

Hesaplamada Her Yıl İçin Takvim Yılı Başında Geçerli Olan Asgari Ücretin Brüt Tutarı Esas Alınacaktır

Asgari geçim indirimi tutarının hesaplanmasında, ücretin elde edildiği takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarı esas alınmaktadır. Bilindiği üzere, asgari ücret yılın 6’şar aylık dönemleri için farklı belirlenmektedir. Örneğin, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun kararı ile asgari ücret 2007 yılının ilk altı ayı için brüt 562,5 YTL, ikinci altı ayı için ise brüt 585 YTL olarak belirlenmiştir. Bu durumda, ilgili yılın tamamı için takvim yılının başında geçerli olan asgari ücrete göre asgari geçim indirimi hesaplaması yapılacaktır. Dolayısıyla, 2008 yılının 12 aylık döneminde hesaplamada dikkate alınacak asgari ücretin yıllık brüt tutarı, 2008 takvim yılı başında ilk altı aylı dönem için tespit edilen asgari ücretin brüt tutarı olacaktır. 2008 yılında ikinci altı aylık dönem için tespit edilecek asgari ücret tutarının, asgari geçim indirimi uygulamasına bir etkisi olmayacaktır.

 Birden Fazla İşverenden Ücret Alan Ücretlilerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması

Genel Tebliğde yapılan açıklamalara göre, aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde, asgari geçim indirimi uygulaması, en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirilecektir. Ücretliler medeni durumu ve çocuk sayısı hakkında bildirimlerini, en yüksek ücret geliri elde ettikleri işverene vererek uygulamanın ilgili işverence yerine getirilmesini sağlayacaklardır. En yüksek ücretin hangi işverenden alınacağının belli olmaması halinde, indirimden yaralanacağı işvereni ücretli kendisi belirleyecektir. Ücretlinin aynı anda birden fazla işverenden dolayı asgari geçim indiriminden faydalandığının tespiti halinde; oluşan vergi ziyaı, ücretliden cezalı olarak tahsil edilecektir.

Örnek: (X) Anonim Şirketinde Muhasebe Müdürü olarak çalışmakta olan ücretli, 2008 yılı Ocak ayında;  bu işyerinden 20.000 YTL, (Y) Konut Kooperatifi Başkanlığından 5.000 YTL ve (Z) Anonim Şirketin yönetim kurulu üyeliğinden de 8.000 YTL ücret geliri elde etmiştir.

 

İşverenler

Brüt Ücret Tutarı

(X) Anonim Şirketi

20.000 YTL

(Y) Konut Kooperatifi

  5.000 YTL

(Z) Anonim Şirketi

  8.000 YTL

Toplam

33.000 YTL

 

            Örnekte ücretli, Ocak/2008 ayında üç ayrı işverenden ücret geliri elde etmektedir. Ücretli, medeni durumu ve çocuk sayısı hakkında Aile Durumu Bildirimini, en yüksek ücret geliri elde ettiği (X) A.Ş.’ye verecek ve asgari geçim indirimi uygulamasından en yüksek ücret aldığı bu işvereni kanalıyla yararlanacaktır.

 

 

 

Ücretliler Tarafından Aile Durumu Bildiriminin Doldurulması

Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan “Aile Durumu Bildirimi” (EK:1) ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup, eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir. Bu uygulamada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olacaktır. Söz konusu Bildirimin ücretliler tarafından doldurulmasında dikkat edilecek hususlar Bildirimin üzerinde yer almaktadır. Buna göre;

 

-Bu bildirim, işverenlerce muhteviyatına uygun olarak çoğaltılıp kullanılabilecektir,

-Bildirim, ilk işe girişte verilir. Çalışanın asgari geçim indiriminden yararlanan eş veya çocuk durumunda bir değişiklik meydana gelmesi halinde bildirim yeniden verilir,

-Nafakasını sağladıkları çocuklara ait asgari geçim indiriminden yararlanacak olan eş tarafından, mahkeme ilamının onaylı bir örneği bildirime eklenir,

-Çocuklar, sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilir,

-İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder,

-Sadece ücret geliri elde eden eş, “çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş” kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.

Çalışmayan ve Herhangi Bir Geliri Olmayan Eşin Mahiyeti

          Bilindiği üzere, kanun hükmüne göre asgarî geçim indirimine esas tutar; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarına mükellefin kendisi için %50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için %7,5 diğer çocuklar için %5’i uygulanmak suretiyle hesaplanmaktadır. Mahsup edilecek asgarî geçim indirimi tutarı ise, belirlenen tutar ile 103. maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın (%15) çarpılmasıyla bulunmaktadır. Bulunan bu tutarda, ücretliye aylık olarak ödenen ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmektedir.

 

Konu hakkında Genel Tebliğin 6. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Sadece ücret geliri elde eden eş, “çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş” kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.” açıklaması yapılmıştır. Yapılan düzenlemede de görüldüğü üzere ücretlilerin lehine bir düzenleme yapılmış ve çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşin kapsamı olabildiğince geniş tutulmuştur.

 

 

 

 

Yani, GVK’nın 2. maddesinde yer alan ücret dışındaki altı gelir unsurundan birini veya birden fazlasını elde eden bir eş içinde, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için uygulanan %10 oranı dikkate alınacaktır. Aynı şekilde, GVK’nın 64. maddesine göre diğer ücret geliri elde eden bir eş de "çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş" kapsamında değerlendirilecektir.

 

Örnek: Ücretli Bay (A) bir kamu kurumunda çalışmakta olup, eşi Bayan (B) ise serbest olarak avukatlık faaliyeti yapmaktadır. Bu durumda, ücretli Bay (A) nın eşi avukat Bayan (B) çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek ve indirim oranının tespitinde %10 olarak dikkate alınacaktır.

 

  Asgari Geçim İndirimine Ait Bordronun Düzenlenmesi

 

İşverenler, ücretliler için hesaplanan asgari geçim indirimi tutarlarını Genel Tebliğ ekinde yer alan "Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro" yu (EK:2) düzenlemek suretiyle, aylar itibariyle ücretlilere ödenecek olan tutarları bu bordroda göstereceklerdir. İşverenler, her yıl için ayrı bordro düzenleyeceklerdir. Söz konusu bordronun düzenlenmesinde muhtasar beyanname veren işverenler ile genel bütçeli kuruluşlar aşağıdaki hususlara dikkat edeceklerdir.

 

-İşverenler, kendilerinde mevcut medeni durum ve çocuk sayısı ile ilgili bilgiler doğrultusunda, her yıl Ocak ayı itibariyle örneği Tebliğe ekli "Asgari Geçim İndirimine Ait Bordro" yu düzenleyeceklerdir.

-Her bir ücretlinin yararlanacağı asgari geçim indirimi ayrı ayrı hesaplanarak bordroda ilgili aya ait sütunda gösterilecektir.

-Yıl içerisinde meydana gelen değişiklikler için ayrı bir bordro düzenlenebileceği gibi değişiklikler aynı bordro üzerinde de gösterilebilecektir.

-Bordro işveren nezdinde muhafaza edilecek olup, istendiği takdirde yetkililere ibraz edilecektir.

 

Muhtasar Beyanname Veren İşverenlerce Tarafından Yapılacak İşlemler

İşverenler, her yılın Ocak ayında düzenleyecekleri Asgari Geçim İndirimine Ait Bordroda, her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Mevcut bilgilere göre hesaplanan yıllık asgari geçim indirimi tutarının her aya isabet eden kısmı, ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Ücretliye yansıtılacak tutar ücret ödemesinin yapıldığı dönemde ücret bordrosunda açılan "Asgari Geçim İndirimi" satırında gösterilecek ve işverenler tarafından ilgili aya ilişkin verilecek muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edilerek kalan tevkifat tutarı ödenecektir. Mahsup edilecek asgari geçim indirimi tutarı, ücretlinin o aydaki ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktır. Aşması halinde ise aşan kısım için herhangi bir iade uygulaması yapılmayacaktır. Muhtasar beyanname üzerinde asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilebilmesi için, söz konusu tutarın mutlak suretle ücretlilere ödenmiş olması gerekmektedir. Ücretlilere ödenmeyen tutarların mahsup edilmesi halinde bu tutar işverenlerce muhtasar beyanname üzerinden eksik beyan edilmiş ve ödenmemiş gelir vergisi tevkifatı olarak addolunacaktır.

 

 

Dolayısıyla, aylık muhtasar beyanname veren işverenler ilk olarak Ocak/2008 dönemine ait olarak ücretlilere ödemiş oldukları asgari geçim indirimi tutarını 23 Şubat 2007 tarihinde verecekleri muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edeceklerdir.

Üç aylık dönemler halinde muhtasar beyanname veren işverenler de her yılın Ocak ayından itibaren asgari geçim indirimi tutarını her ay ücret ödemesi sırasında ücretliye peşin olarak ödeyeceklerdir. Bu kapsamda, Ocak-Şubat-Mart dönemine ilişkin asgari geçim indirimi tutarı,  Nisan ayında verilecek muhtasar beyannamede mahsup konusu yapılacaktır. Örneğin Ocak, Şubat ve Mart/2008 aylarında ücretliye aylık olarak ödenecek olan asgari geçim indirimi tutarı 23 Nisan 2008 tarihine kadar verilecek olan üç aylık muhtasar beyannamede mahsup edilecektir.

Mahsup İşlemi Tevkif Yoluyla Kesilen Vergiler Toplamından Yapılacaktır

Genel Tebliğin 8.1. maddesinin ikinci fıkrasında, “Ücretliye yansıtılacak tutar ücret ödemesinin yapıldığı dönemde ücret bordrosunda açılan "Asgari Geçim İndirimi" satırında gösterilecek ve işveren tarafından ilgili aya ilişkin verilecek muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edilerek kalan tevkifat tutarı ödenecektir.” açıklamasına yer verilmiştir. Dolayısıyla, aylık veya üç aylık Muhtasar Beyanname veren işverenler her bir ücretli için ilgili aylarda ücretlilere ödemiş oldukları asgari geçim indirimi tutarları toplamını ilgili ayda           verecekleri muhtasar beyannamede sadece ücretler üzerinden tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından değil; diğer tevkifatlar da dahil olmak üzere (kira ödemeleri, faiz ödemeleri ve serbest meslek ödemeleri gibi) beyannamede yer alan tevkif yoluyla kesilen vergiler toplamından mahsup edeceklerdir.

Muhtasar Beyanname Vermek Zorunda Olmayan İşverenlerce Yapılacak İşlemler

Genel bütçeye dahil olan daireler, yaptıkları gelir vergisi tevkifatı için Gelir Vergisi Kanununun 100. maddesine göre muhtasar beyanname vermemektedir. İşverenler, Ocak/2008 ayında düzenleyecekleri Asgari Geçim İndirimine Ait Bordroda, her aya ilişkin ücretliler için hesaplayacakları asgari geçim indirimi tutarını göstereceklerdir. Bu daireler, hak kazanılan asgari geçim indirimi tutarını, çalışanlarına 15 Ocak 2008 tarihinde ödeyecekleri ücretler üzerinden tevkif edecekleri gelir vergisinden mahsup edecekler, böylece de ücretlilere, mahsup edilen vergi tutarı kadar ödeme yapılmış olacaktır.

Yıllık Beyanname Veren Ücretlilerde Asgari Geçim İndirimi Uygulaması

-  Tevkifata Tabi Olmayan Ücret Geliri İçin Yıllık Beyanname Verilmesi

GVK’nın 95. maddesi gereği ücretlerinden vergi tevkif usulü cari olmayan ve bu nedenle ücretlerini yıllık beyanname ile beyan etmek zorunda olan ücretlilerde asgari geçim indirimi, yıllık beyannamede  hesaplanan gelir vergisinden mahsup  edilmek suretiyle gerçekleştirilecektir. Asgari geçim indiriminden faydalanmak isteyen ücretliler; Genel Tebliğ ekinde yer alan  "Aile Durumu Bildirimi"ni doldurarak yıllık beyannameye ekleyeceklerdir.

Öte yandan, tevkifata tabi olmayan ücretlerini yıllık beyanname ile beyan etmek zorunda olan ücretliler bu beyannameye diğer gelir unsurlarını da dahil etmeleri halinde asgari geçim indirimi, yıllık beyannamede beyan edilen ücret gelirlerine isabet eden vergiden mahsup edilecektir. Diğer taraftan, ücret gelirine isabet eden vergi tutarının, asgari geçim indirimi tutarından az olması halinde sadece ücret gelirine isabet eden vergi kadar kısım mahsup edilecek olup, aşan kısım diğer gelirlere isabet eden vergiden mahsup edilmeyecektir.

Örnek: Yabancı bir ülke konsolosluğunda çalışan ve ücret istisnasından yararlanmayan Türk uyruklu bir hizmet erbabı 2008 yıllında 30.000 YTL ücret geliri elde etmektedir. Bu mükellef aynı zamanda 20.000 YTL işyeri kira geliri elde etmiştir. Hizmet erbabının eşi çalışmamakta ve bir çocuğu bulunmaktadır. Bu gelirleri için 2009 yılında vereceği yıllık beyannamede asgari geçim indirimi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

2008 Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50 X 12)

6.750,00 YTL  

Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı  

 % 67,5

-Mükellefin kendisi için      % 50

 

 

-Mükellefin eşi için            % 10

 

 

-Mükellefin çocukları için  % 7,5

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 67,5)  

4.556,25 YTL

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (4.556,25 X % 15 )

  683,44 YTL'dir.

            Ücret geliri ve işyeri kira geliri nedeniyle verilen yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarı 9.230,00 YTL'dir. (Ücret matrahı: 25.500 YTL + GMSİ Matrahı: 15.000 YTL=) 40.500 YTL gelir vergisi matrahı üzerinden GVK’nın 103. maddesinde yer alan vergi tarifesi esas alınarak 9.230,00 YTL gelir vergisi hesaplanmıştır. Yıllık beyannamede hesaplanan vergi toplamından ücret gelirine isabet eden vergi tutarı olan (25.500X9.230/40.500=) 5.811,50 YTL'den asgari geçim indirimi tutarı olan 683,44 YTL beyanname üzerinden mahsup edilecektir. Böylece yıllık beyanname ile bildirilen ücret gelirine isabet eden vergiden, asgari geçim indirimi tutarı mahsup edilerek indirim tutarı ücretliye yansıtılacaktır.

-  Birden Fazla İşverenden Ücret Alınması Dolayısıyla Ücret Gelirinin Yıllık Beyanname İle Beyan Edilmesi

Birden fazla işverenden yıl içinde tevkif yoluyla vergilendirilmiş ücret geliri elde eden ücretlilerin, asgari geçim indirimi uygulaması yıl içinde işverenleri aracılığıyla gerçekleştirileceğinden, tevkifata tabi ücretlerin yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda Aile Durumu Bildirimin verilmesi ve asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanılması söz konusu değildir. Ücretlerinden vergi tevkifatı yapılan ve işverenler aracılığıyla yıl içinde asgari geçim indiriminden yararlanan mükelleflerin, tevkifata tabi ücret gelirlerini yıllık beyannameye dahil etmeleri halinde, beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden, yıl içinde kendisine ödenen ücret üzerinden kesilen gelir vergisinin asgari geçim indirimi mahsup edilmeden önceki tutarı mahsup edilecektir.

Böylelikle kaynakta vergileme sırasında ücretliye ödenmiş olan asgari geçim indirimi tutarlarının, yıllık beyanname üzerinden yapılan vergileme sonucunda da ücretlide kalması sağlanmış olacaktır.

Ödenmesi Gereken Gelir Vergisinin Eksik Hesaplanması Halinde Uygulanacak Cezai Müeyyideler

           Ücretlilere, asgari geçim indirimi uygulamasında bazı nedenlerden dolayı haksız yere asgari geçim indirimi tutarının ödenmesi söz konusu olmakta ve bunun sonucunda vergi ziyaı oluşabilecektir. Bunlardan birincisi, ücretliler tarafından işverene verilen Aile Durumu Bildiriminin yanlış doldurulması sonucunda vergi ziyaı meydana gelecektir. Bir diğer nedende işverenler tarafından çalışana ilgili aylarda ödenmediği halde muhtasar beyannamede asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilmesidir. Ayrıca, birden fazla işverenden ücret alan ücretlinin her bir işvereninden aynı anda bildirimde bulunup, bu sistemden yararlanması durumunda da yersiz alınan asgari geçim indirimi tutarı nedeniyle vergi ziyaı oluşacaktır.

 

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341. maddesinde, "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.

Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.

            Yukarıdaki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.” hükmü yer almaktadır. Vergi ziyaına sebebiyet verenlere uygulanacak idari ceza da aynı Kanunun 344. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede vergi ziyaı suçu tanımlanmış, bu suçu işleyenlere uygulanacak vergi ziyaı cezasının ne şekilde hesaplanacağı belirlenmiştir. Buna göre, vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziya uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmektedir. 

Buna göre, işverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarının, o aydaki ücretiyle birlikte ücretliye nakden ödenmesi gerekir. Aksi takdirde, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup işlemi niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar beyanname ile eksik beyan edilmiş olacaktır. Bu nedenle, yukarıda belirtilen şekilde ücretliye nakden ödenmeyen  asgari geçim indirimi o ayda eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek, bu vergiler için de işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacaktır. Öte yandan, birden fazla işverenden aynı anda ücret geliri elde eden bir ücretlinin, aynı anda birden fazla işverenden asgari geçim indiriminden faydalandığının tespiti halinde, vergi ziyaı oluşmuş olacağından kişinin fazladan almış olduğu asgari geçim indirimi tutarı vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte geri alınacaktır.

 

Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplamasına İlişkin Örnekler

Genel Tebliğde yer alan örneklerde, 2008 takvim yılı için asgarî ücret tutarı Tebliğin yayımı tarihinde resmi olarak ilan edilmediğinden, 2007 yılı takvim yılı başında belirlenen ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin brüt tutarı olan 562,50 YTL dikkate alınmıştır. 2008 takvim yılı için yapılacak hesaplamalarda, takvim yılı başında geçerli olacak yeni asgarî ücretin brüt tutarının dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, örneklerde ücretin net tutarı tespit edilirken SSK primleri ile damga vergisi de dikkate alınmıştır. Örneklere geçmeden önce, 2007 takvim yılı başında geçerli olan asgari ücretin brüt tutarından yapılan kesintiler sonrası ücretlinin eline geçen net tutara bir bakmakta fayda vardır. Zira, ücretlinin sağladığı net menfaatin kıyaslamasında bu net tutar dikkate alınacaktır. Yıllık olarak belirtmek gerekirse, 01.01.2007-30.06.2007 döneminde 16 yaşından büyükler için asgari ücretin brüt tutarı 562,50 YTL olup, işçilere ödenecek asgari ücretten yapılan kesintiler ile asgari ücretin net tutarı şöyle olmaktadır.

Asgari Ücretin Aylık Brüt Tutarı

562,50 YTL

Yapılan Kesintiler

159,48 YTL

SSK Primi                               (562,50 X%14)

78,75 YTL

 

İşsizlik Sigortası İşçi Hissesi  (562,50 X%1)

  5,63 YTL

 

Gelir Vergisi                           (478,12 X %15)    

71,72 YTL

 

Damga Vergisi                        (562,50 X%06)

  3,38 YTL

 

Kesintiler Toplamı

159,48 YTL

 

Asgari Ücretin Net Tutarı (562,50–159,48=)

403,02 YTL

Örnek 1: Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi ile dört çocuğu bulunan bir asgari ücretlinin 2008 yılının Ocak ayında yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. (Ücretlinin 2008/Ocak ayında hesaplanan gelir vergisi 71,72 YTL'dir.)

2008/Ocak ayında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı (562,50 X 12 )

6.750,00 YTL  

Asgari Geçim İndirimi Oranı 

 

 % 85

- Mükellefin kendisi için     % 50

 

 

- Mükellefin eşi için             % 10

 

 

- Mükellefin çocukları için  % 25

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 85) 

5.737,50 YTL  

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (5.737,50 X % 15)

   860,62 YTL

 

 

Hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan (860,62/12=) 71,72 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir. Bu ücretlinin Ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti    

562,50 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı   

478,13 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi  

  71,72 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı

  71,72 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi   

    0,00 YTL'dir

            Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 71,72 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 474,75 YTL olmaktadır.

Örnek 2: Üç çocuğu için nafaka vermekte olan bir baba 01.04.2008 tarihinden itibaren 695 YTL net ücret sözleşmesi ile özel sektörde çalışmaya başlamıştır. Bu durumda babanın, 2008/Nisan ayı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.

2008 Ocak Ayı Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı  (562,50 X 12)

6.750,00 YTL  

Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı  

 % 70

- Mükellefin kendisi için     % 50

 

 

- Mükellefin çocukları için  % 20

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 70)  

4.725,00 YTL

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 4.725,00 X % 15 )

   708,75 YTL'dir.

            Hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan (708,75 YTL/12=) 59,06 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifat tutarından mahsup edilecektir. Bu ücretlinin Nisan ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

2008 yılı Nisan  Ayı Net Ücreti

695,00 YTL

2008 yılı Nisan Ayı Brüt Ücreti  

970,00 YTL

2008 yılı Nisan Ayı Tevkifat Matrahı

824,49 YTL

2008 yılı Nisan Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi

123,67 YTL

2008 yılı Nisan Ayı Mahsup Edilecek A.G.İ. Tutarı  

  59,06 YTL

2008 yılı Nisan Ayı Ödenecek Gelir Vergisi  (123,67-59,06=)

  64,61 YTL'dir

            Net ücret üzerinden anlaşmak suretiyle çalışanlar da asgari geçim indiriminden yaralanacak olup, hesaplanan vergiden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarları net ücretleri ile birlikte ücretliye ödenecektir. Buna göre, işveren Nisan ayından itibaren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 59,06 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 695,00 YTL iken 754,06 YTL olmaktadır. Ancak, ücretli Nisan ayında işe başladığı için yıl içinde ücret geliri elde etmediği Ocak, Şubat ve Mart ayları için asgari geçim indirimi tutarından yararlanamayacaktır.

Örnek 3: Eşi çalışan ve iki çocuğu olan bir asgari ücretlinin 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.

2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt  (562,50X12=)

6.750,00 YTL  

Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı  

% 65

- Mükellefin kendisi için     % 50

-Mükellefin çocukları için   % 15

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 65) 

4.387,50 YTL

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 4.387,50 X % 15=)  

   658,13 YTL'dir

     

Hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan (658,13/12=) 54,84 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir. Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi  aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti  

562,50 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı

478,13 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi

   71,72 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı

   54,84 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi  (71,72-54,84=)

    16,88 YTL'dir

            Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 54,84 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 457,87 YTL olmaktadır.

Örnek 4: Bekar olan ve ikinci derece (aylık 280 YTL) sakatlık indiriminden faydalanmakta olan bir ücretlinin 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır. 2008 yılı için belirlenen sakatlık indirimi tutarları tebliğin yayımı tarihinde resmi olarak belirlenmemiş olduğundan, 2007 yılında uygulanan sakatlık indirimi tutarları dikkate alınmıştır.

 

 

2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı  (562,50 X 12=)

6.750,00 YTL  

Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı  

 % 50

- Mükellefin kendisi için     % 50

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 50=) 

3.375,00 YTL

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 3.375,00 X % 15=) 

   506,25 YTL'dir

     

Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti  

562,50 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı

- İkinci Derece Sakatlık İndirimi  

- Sakatlık İndirimi Düşüldükten Sonra Kalan Tevkifat Matrahı 

478,07 YTL

280,00 YTL

198,13 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi

  29,72 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek A.G.İ. Tutarı : 

  42,19 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi 

    0,00 YTL

2008 yılı Ocak Ayında yararlanılacak A.G.İ. Tutarı

  29,72 YTL'dir.

Bu ücretlinin gelir vergisi matrahı hesaplanırken sakatlık indirimi de mahsup edilecek, sakatlık indiriminin mahsubundan sonra kalan gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından da yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12'si olan (506,25/12=) 42,19 YTL mahsup edilecektir. Ancak mahsup edilecek tutar, kalan gelir vergisi tutarını aşamayacağından yalnızca 29,72 YTL'lik kısmı ücretliye ödenecek ve (42,19-29,72=) 12,47 YTL asgari geçim indirimi farkı diğer dönemlerde de değerlendirilmeyecektir. Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 29.72 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar sakatlık indirimi tutarı ile birlikte 445,03 YTL iken 474,75 YTL olmaktadır.

Örnek 5: Eşi çalışan ve bir çocuğu bulunan bir asgari ücretlinin, 2008 Ocak ayında 15 günlük süre çalışması halinde, asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.

2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı  (562,50 X 12)

6.750,00 YTL  

Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı  

% 57,5

- Mükellefin kendisi için     % 50

 

 

- Mükellefin eşi için              % 7,5

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 57,5)  

3.881,25 YTL

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı ( 3.881,25 X % 15=) 

   582,19 YTL'dir

           

Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti  

281,25 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı

239,06 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi

  35,86 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı

  48,52 YTL

- 2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi  

    0,00 YTL'dir

            Ge­li­rin kısmî dö­ne­me ait ol­ma­sı ha­lin­de, ay ke­sir­le­ri tam ay sa­yıl­mak su­re­tiy­le bu süreye isa­bet eden in­di­rim tu­tar­la­rı esas alı­nacağından hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan (582,19/12=) 48,52 YTL'si Ocak ayına ait gelir vergisi tutarından (35,86 YTL) mahsup edilecektir. Asgari geçim indirimi tutarı, hesaplanan gelir vergisi tutarından fazla olamayacağından bu ücretli, asgari geçim indiriminden 48,52 YTL yerine gelir vergisi tutarı olan 35,86 YTL kadar yararlanacak olup mahsup edi­le­cek kıs­mın faz­la ol­ma­sı nedeniyle iade ya­pılmayacaktır. Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 35,86 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 201,52 YTL iken 237,38 YTL olmaktadır.

Örnek 6: Eşi çalışmayan ve çocuğu bulunmayan 850 YTL brüt maaşla çalışmakta olan bir ücretlinin, 2008 yılı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.

2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı  (562,50 X 12)

6.750,00 YTL  

Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı  

% 60

- Mükellefin kendisi için     % 50

 

 

- Mükellefin eşi için              % 10

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 60)  

4.050,00 YTL

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (4.050 X % 15=) 

   607,50 YTL'dir

 

           

 

 

 

 

 

Bu ücretlinin ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

 

2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti  

850,00 YTL 

2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı

722,50 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi

108,38 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı

  50,63 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi (108,38-50,63=) 

  57,75 YTL'dir

            Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 50,63 YTL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 609,02 YTL iken 659,65 YTL olmaktadır.

Örnek 7: Eşi çalışan ve bir çocuğu bulunan bir baba, aylık 48,52 YTL asgari geçim indiriminden yararlanmaktadır. 05.04.2008 tarihinde bir çocuğu dünyaya geldiğini işverenine bildiren bu ücretlinin 2008 yılı Nisan ayı ve takip eden aylara ilişkin asgari geçim indirimi şu şekilde hesaplanacaktır.

2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı  (562,50 X 12)

6.750,00 YTL  

Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı  

% 65

- Mükellefin kendisi için     % 50

 

 

- Mükellefin çocukları için % 15 

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 65)  

4.387,50 YTL

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (4.387,50 X % 15=) 

   658,13 YTL'dir

 

            Ocak ayı itibariyle hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan 48,52 YTL, ilk 3 ay (Ocak-Şubat ve Mart ayları) için aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilirken, doğum nedeniyle yeni indirim tutarı olan  aylık (658,13/12=) 54,84 YTL, kalan 9 ay için aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından  mahsup edilecektir. Aynı şekilde annenin elde ettiği ücret gelirine ilişkin asgari geçim indirimi ise; (örneğimizdeki çocukların sosyal güvenlik yönünden babaya tabi olmaları ve babanın çalışması nedeniyle) aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

2008 yılında Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı  (562,50 X 12)

6.750,00 YTL  

Mükellefin Asgari Geçim İndirimi Oranı  

% 50

- Mükellefin kendisi için     % 50

 

 

Asgari Geçim İndirimine Esas Tutar (6.750,00 X % 50)  

3.375,00 YTL

Asgari Geçim İndiriminin Yıllık Tutarı (3.375,00 X % 15=) 

   506,25 YTL'dir

     

 

            Hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan (506,25/12=) 42,19 YTL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifat tutarından mahsup edilecektir. Bu durumda, annenin asgari ücretli olarak çalışması halinde ocak ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi  aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.

 

2008 yılı Ocak Ayı Brüt Ücreti  

562,50 YTL 

2008 yılı Ocak Ayı Tevkifat Matrahı

478,13 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ücretinden Hesaplanan Gelir Vergisi

   71,72 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Mahsup Edilecek Asgari Geçim İndirimi Tutarı

   42,19 YTL

2008 yılı Ocak Ayı Ödenecek Gelir Vergisi  (71,72-42,19=)

   29,53 YTL'dir

 

            Buna göre, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 42,19 YTL Anneye daha fazla ödeme yapacaktır. Diğer bir ifadeyle ücretlinin net eline geçen tutar 403,03 YTL iken 445,22 YTL olmaktadır.

 

Sonuç

 

Asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanacak olan ücretlilerin, medeni durumlarına ilişkin olarak işverenlerine verecekleri Aile Durumu Bildirimini doğru olarak doldurup, gerçek dışı beyanlardan kaçınmaları gerekir. Aksi takdirde, haksız yere alınan asgari geçim indirimi tutarı ücretlilerden vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte geri alınacaktır. Ayrıca, birden fazla işverenden aynı anda ücret geliri elde eden bir ücretlinin, aynı anda birden fazla işverenden asgari geçim indiriminden faydalandığının tespiti halinde, vergi ziyaı oluşmuş olacağından kişinin fazladan almış olduğu asgari geçim indirimi tutarı vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte geri alınacaktır.

Öte yandan, sistemin uygulamasını her ay itibariyle yapacak olan işverenlerin de sorumlulukları bulunduğundan, Asgari Geçim İndirimine Ait Bordronun düzenlenmesinde; asgari geçim indirimi oranı, asgari geçim indirimine esas tutar ile aylık olarak ücretliye ödenecek olan asgari geçim indirimi tutarını doğru olarak hesaplamaları gerekmektedir. İşverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarının, o aydaki ücretiyle birlikte ücretliye nakden ödenmesi gerekir. Aksi takdirde, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi tutarı, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup işlemi niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar beyanname ile eksik beyan edilmiş olacaktır. Bu durumda, ücretliye nakden ödenmeyen  asgari geçim indirimi o ayda eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek, bu vergiler için de işverenler hakkında vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte cezalı tarhiyat yapılacaktır.

 

 

 


 

[1]04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2]04.12.2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.