Sirküler No               : 2007 / 69

Konu                                      : İndirimli Orana Tabi İşlemler Ve Konut Yapı Kooperatifleri İle İlgili KDV Genel Tebliği Yayımlanması Hk.

 

28 Temmuz 2007 Tarih ve 26596 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 106 Seri No’lu KDV Genel Tebliğinde;

·         İndirimli Orana Tabi İşlemlerde İade Uygulaması

·         Konut Yapı Kooperatiflerine Verilen İnşaat Taahhüt İşlerinde İstisna Veya İndirimli Oran Uygulaması,

 ile ilgili açıklamalar yapılmıştır.

A-     İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERDEN KAYNAKLANAN KDV İADE ALACAKLARI KOLLEKTİF ŞİRKETLER İLE ADİ ORTAKLIKLARDA ORTAKLARIN BIRÇLARINA MAHSUBU

            Katma Değer Vergisi Kanununun 29 ncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, indirimli orana tabi işlemlerden doğan ve indirimle giderilemeyen katma değer vergileri;

·         Yıl içinde mahsuben,

·         Yıl geçtikten sonra da nakden

iade edilebilmektedir.

            İade edilebilecek borçlar 99 ve 101 Seri No’lu KDV Genel Tebliğlerinde aşağıdaki gibi belirlenmiştir.

·         2006/Ocak ve izleyen vergilendirme dönemlerine ilişkin indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV alacakları, mükellefin kendisine ait ithalde alınanlar da dahil vergi borçlarına, SSK prim borçları,

·         01.10.2006 (bu tarih dahil) tarihinden itibaren de mükelleflerin elektrik ve doğalgaz borçları.

 

Bu defa, 106 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile de faaliyetleri indirimli KDV oranına tabi işlemlerden oluşan kollektif şirketler ile adi ortaklıklar (şirketler) adına ortaya çıkan KDV iade alacaklarının yukarıda belirtilen borçlarının yanı sıra, 28.07.2007 tarihinden sonra yapılacak iade talepleri için geçerli olmak üzere, söz konusu şirket ortaklarının yalnızca

·         Vergi (ithalde alınanlar dahil) ve

·         SSK prim borçlarına da

mahsup edilebilecektir.

            Şirket ortaklarının mahsup talepleri yukarıda anılan tebliğlerde yapılan düzenlemeler çerçevesinde yerine getirilecek ve mahsup talep dilekçesine, 99 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (1.4.1.) numaralı bölümde sayılan belgelerin yanı sıra, diğer ortakların mahsup yapılmasına izin verdiğini gösteren noter tarafından onaylanmış belgenin de eklenmesi gerekmektedir. Bu durumda, kollektif şirketler ile adi ortaklıklar (şirketler)in ortaklarının vergi ve SSK borçlarına ilişkin mahsup talebi dilekçe ile yapılacak olup, mahsup dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenecektir:

v      Takvim yılı başından mahsup hakkının doğduğu döneme kadar yapılan alışlara ilişkin fatura ve benzeri belgeler ile aynı dönemde yapılan indirimli orana tabi satışlara ilişkin fatura ve benzeri belgelerin listesi (bu listelerde fatura düzenleme haddinin altında kalan tutarlar ile aynı mükelleften yapılan alımların toplamı tek tutar olarak belirtilebilecektir).

v      Takvim yılı başından mahsup hakkının doğduğu döneme kadar iade edilecek vergi tutarının hesaplanmasına ilişkin olarak dönemler itibariyle hazırlanacak tablo.

v      Mahsup hakkının doğduğu dönemden itibaren sadece mahsup talep edilen vergilendirme dönemine ait olmak üzere; indirilecek KDV listesi, indirimli orana tabi işlemlere ait satış faturaları ve yüklenilen KDV tablosu.

v      Diğer ortakların mahsup yapılmasına izin verdiğini gösteren noter tarafından onaylanmış belge.

          Bilindiği üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa göre iş ortaklıklarının kurumlar vergisi mükellefi olması, iş ortaklığının ihtiyarına bırakılmıştır. Bir başka deyişle iş ortaklığının kurumlar vergisi mükellefi olarak mükellefiyet tesisinin talep edilmemesi halinde iş ortaklığı kurumlar vergisi olmamaktadır. Bu nedenle, 106 seri No’lu KDV Genel Tebliği ile Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergi dairesine iş ortaklığı olarak mükellefiyet tesis ettiren işletmelerin, diğer kurumlar vergisi mükelleflerinde olduğu gibi, ortaklarının vergi ve SSK prim borçlarına bu uygulama kapsamında mahsup yapılmayacaktır.  Bu durumda, iş ortaklığı olarak kurulup ancak, kurumlar vergisi mükellefi olmayan iş ortaklıklarında ise indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade alacakları ortakların vergi ve SSK primi borçlarına mahsup yapılabilecektir.

B-    KONUT YAPI KOOPERATİFLERİNE VERİLEN İNŞAAT TAAHHÜT İŞLERİNDE İSTİSNA VEYA İNDİRİMLİ ORAN UYGULAMASI

          Katma Değer Vergisi Kanununun geçici 15 inci maddesinde, 29.7.1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri 01.01.1998 tarihinden geçerli olmak üzere KDV’den istisna edilmiştir. Diğer taraftan, bina inşaat ruhsatını 29.7.1998 tarihinden sonra almış konut yapı kooperatiflerine yapılacak inşaat taahhüt işleri ise 2002/4480 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli I sayılı listenin 12. sırası uyarınca %1 oranında KDV’ne tabi bulunmaktadır.

          Konut yapı kooperatiflerine ifa edilen inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oranda KDV uygulamasına ilişkin olarak yayımlanmış KDV Genel Tebliğleri ile Sirkülerlerinde gerekli düzenleme ve açıklamalar yapılmıştı.

          5 No’lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinde, 21.11.2003 tarihinden sonra, adına münhasıran inşaat yapı ruhsatı bulunmayan kooperatiflere katma değer vergisi istisnası veya indirimli oranda katma değer vergisi uygulanması söz konusu olmayacağı açıklanmıştır. Ancak, bu konuda söz konusu sirkülerin iptali için Danıştay nezdinde açılan dava, Danıştay 7. Dairesince verilen, E: 2004/3018, K: 2004/2767 sayılı kararı ile, “... İdari davanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da görülebilmesinin ilk koşulu idari davaya konu edilen idari işlemin düzenleyici nitelikte olmasıdır. İdare hukukunda düzenleyici işlem, idarenin aynı durumda olan idare edilenler için bağlayıcı soyut hukuk kuralı koyan, normatif nitelikte olan tek yanlı tasarruflarına verilen addır... İdari birimlere ya da idare edilenlere açıklama getiren idari tasarruflar, hukuk düzeninde herhangi bir değişiklik oluşturmayacaklarından, idare edilenler yönünden bağlayıcı, dolayısıyla düzenleyici değildirler. İdarenin bu nitelikteki işleminin idari yargı denetimine tabi tutulması, bu denetimin varlık nedenine uygun düşmez.” gerekçesiyle iptal talebi reddedilmiştir. Ancak, aynı konuda Danıştay 4 ncü Dairesinde açılan davada ise aynı Dairenin 31.10.2006 tarih ve 2006/2080 sayılı Kararı ile, “Katma De¤er Vergisi sirkülerinin inşaat yapı ruhsatı münhasıran konut yapı kooperatifi adına düzenlenmemiş ise yapılan inşaat taahhüt işlerinin istisnadan veya indirimli oranda katma değer vergisinden yararlanması mümkün değildir”. hükmünü iptal edilmiştir.

          Bu Karara üzerine yasada herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, Maliye Bakanlığınca,  106 Seri No’lu KDV Genel Tebliğinin yayımlandığı tarihten itibaren sözleşmesi imzalanacak inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oranda KDV uygulamasından yararlanılabilmesi için, yukarıda belirtilen düzenlemelerde aranılan şartların yanı sıra, inşaatın yapıldığı arsanın tapu sicilinde inşaat taahhüt hizmetini alan kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması da gerektiği, belirtilerek, sirkülerle yapılan ancak iptal edilen düzenleme bu kere de tebliğle yapılmıştır.

Dolayısıyla, Maliye Bakanlığının bu görüşü doğrultusunda 28.07.2007 tarihinden itibaren sözleşmesi imzalanacak inşaat taahhüt işlerinde, konut yapı kooperatifleri açısından kooperatif arsasının kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmemesi halinde bu kooperatiflerin inşaat taahhüt işleri genel oranda katma değer vergisine tabi olacaktır.

Saygılarımızla…