Sirküler No               : 2007 / 66

Konu                                      : KDV Uygulamasında Son Düzenlemeler

                                                          

30 Haziran 2007 tarihli ve 26578 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 105 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde uygulamaya yönelik bazı düzenlemeler yer almaktadır. Bunun yanı sıra, 6 Temmuz 2007 tarihinde yayınlanan 48 Sıra Numaralı KDV Sirkülerinde, kamu kurum ve kuruluşlarının indirimli orana tabi işlemlerinden doğan KDV iadelerinin yerine getirilmesinde izlenen yöntemle ilgili açıklamalar yapılmıştır. Bunu takiben 7 Temmuz 2007 tarihinde yayınlanan 49 Seri No.lu KDV Sirkülerinde ise tekstil ve konfeksiyon sektöründe %8 oranına tabi fason işçiliğin kapsamı ile ilgili açıklamalar yer almıştır. Bu sirkülerimizde, söz konusu düzenlemeler ele alınmıştır.

1. TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER

A) FASON İŞÇİLİKTE KDV TEVKİFATININ KALDIRILMASI

Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki fason imalatta KDV tevkifatı yapılmasına ilişkin olarak 1996 yılından bu yana uygulanmakta olan sorumluluk uygulaması, 105 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin yayımını izleyen ay başından (1 Temmuz 2007) itibaren kaldırılmıştır.

Tevkifat uygulamasına ilişkin ilk düzenleme olan 51 Seri No.lu KDV Genel Tebliğiyle getirilen bu uygulamada, tekstil ve konfeksiyon sektöründe fason imalat yaptıran işletmeler, fasoncunun düzenlediği fatura veya benzeri vesikalarda gösterilen bedel üzerinden hesaplanan KDV’nin 1/3’ünü fason imalatçıya ödemekte, 2/3’ünü ise vergi sorumlularına ait 2 no.lu KDV beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla kendi vergi dairesine beyan edip ödemekteydi.

Ancak 2007/12143 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 Haziran 2007 tarihinden itibaren tekstil ve konfeksiyon sektöründeki fason imalatta uygulanacak KDV oranı %8’e indirilmişti. Yapılan son düzenlemelerle fason imalatın vergi oranı %8’e düşürülmüş, tevkifat yapma yükümlülüğü kaldırılmış oldu.

Tevkifat uygulamasını başlatan 51 Seri No.lu KDV Genel Tebliğiyle, tekstil ve konfeksiyon sektöründeki fason imalatla birlikte, hurda metal teslimlerinde de KDV tevkifatı uygulanması öngörülmüştü. Ancak 5035 sayılı Kanunla hurda metal, hurda ve atık plastik, kağıt ve camların teslimi KDV’den istisna edilmişti. (Bu istisnadan vazgeçerek KDV hesaplayanlar için 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliği uyarınca tevkifat uygulaması devam etmektedir) Böylece 51 Seri No.lu KDV Genel Tebliğiyle getirilen tevkifat uygulaması 1 Temmuz 2007 tarihi itibariyle son bulmuştur.

Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki fason imalatta tevkifata son verilmesi, bu tebliğle fason imalat yaptıran mükellefler için tanınan bir hakkın da sona ermesine sebep olmuştur. 51 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (C) bölümünde, yaptırdıkları fason işlerde KDV tevkifatı yapanların, bu işlerle ilgili olarak önceki safhalarda ortaya çıkan verginin hazineye intikal etmemesine ilişkin müteselsil sorumluluk uygulaması ile muhatap tutulmamaları öngörülmüştü. Tevkifat uygulaması kaldırıldığına göre, tekstil ve konfeksiyoncular, gerek mal veya hizmet alımı yaptıkları, gerekse bundan önceki safhalarda verginin hazineye intikal etmemiş olan vergilerle ilgili olarak 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (III.) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde müteselsil sorumlulukla muhatap tutulabileceklerdir.

B) FASON İŞÇİLİKTE İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERİN BELİRLENMESİ

Fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon işlerine uygulanacak KDV oranı 2007/12143 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1 Haziran 2007 tarihinden geçerli olmak üzere %8’e indirilmiştir.

Fason imalatla ilgili açıklamalar 51 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (II/A) bölümünde yapılmıştır. Buna göre fason işin şartı, imal edilecek mal ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason iş yaptıranlarca temin edilmesidir.

Tebliğde;

-          Yıkama işlerinde kimyevi maddelerin,

-          Boyama, apre, baskı ve kasarlama işlerinde ise boya ve kimyevi maddelerin,

bu işleri yaptıranlar tarafından temin edilip fason işi yapanlara verilmesi bu kapsamda fason işi olarak mütalaa edilmiştir. Ancak, bu işlerde boya ve kimyevi maddelerin fason işi yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde, yukarıda belirtilen işlere genel vergi oranı olan %18 oranı uygulanacaktır.

Yukarıda sayılan işlemler dışında kalan; ütüleme, çözgü, haşıl, dikim, kesim, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri bütün fason işlerde %8 oranı uygulanacaktır. Bu işlerin, boya ve kimyevi maddelerin işi yapan tarafından temin edilerek kullanıldığı boyama, apre, kasarlama, baskı ve yıkama işleri ile birlikte yapılması halinde, %8 ve %18 oranına tabi işler için ayrı fatura düzenlenmesi veya aynı faturada bu işlerin ayrıca gösterilmesi ve her bir işin bedeli üzerinden tabi oldukları oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.

Ancak, boyama, apre, baskı, kasarlama ve yıkama işleri ile birlikte bir bütün olarak verilen ve bu işlerden, işlem sürecinin bir parçası olarak ayrıştırılmayan ütüleme, zımparalama, şardon ve ram gibi hizmetlere de boyama, apre, baskı, kasarlama ve yıkama işlerinin tabi olduğu KDV oranı uygulanacaktır.

Örneğin, boya ve kimyevi maddelerin işi yapanlar tarafından temin edildiği boyama işi ile birlikte bir bütün olarak verilen hizmetin parçası olan ram işi de boyama kapsamında değerlendirilecek ve fatura " Boyama Hizmeti " olarak düzenlenip, hizmetin tamamına % 18 oranında KDV uygulanacaktır. Ancak boyama işinin, boya ve kimyevi maddelerin hizmeti yaptıranlar tarafından temin edilerek yapılması halinde, boyama işi bir fason hizmet olarak % 8 oranında KDV'ye tabi olacağından, ram işi de hizmetin bütünü içerisinde  % 8 oranında KDV'ye tabi olacaktır.     

Öte yandan, ütüleme, çözgü, haşıl, dikim, kesim, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri işlerden bir veya bir kaçının, boyama, apre, kasarlama, baskı ve yıkama işlerinin bir parçası olmaksızın verilmesi halinde fason hizmet olarak % 8 oranında KDV'ye tabi olacaktır.

Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki hizmetlerle ilgili olarak %8 ve %18 oranına tabi olan işlerin aynı faturada gösterilmesi halinde, uygulanacak KDV oranları itibariyle işler, oran bazında iki ayrı grupta gösterilebilecek, ancak %8 ve %18 oranı uygulanan işlerin mahiyetine ilişkin açıklamaya faturada ayrıca yer verilecektir.

Boya ve kimyevi maddeler dışındaki, dikiş ipliği, fermuar, düğme gibi yardımcı madde ve malzemelerin fason işi yapanlar tarafından temin edilip kullanılmasının fason imalat tanımına aykırılık teşkil etmeyeceği açıklanmıştır. Buna göre konfeksiyoncunun gönderdiği kumaşları, kendisinin satın aldığı fermuar ve düğmeleri de dikmek suretiyle birleştiren dikimcinin bu hizmeti %8 oranında vergilenecektir.

Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki fason işlerde indirimli oran uygulaması sadece giyim eşyalarına verilen fason işlerle sınırlı değildir. Perde, mobilya kumaşı, havlu, çuval ve benzerleri ile bunların imalinde kullanılacak iplik veya kumaşa verilen fason hizmetler de yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde %8 oranına tabi olacaktır.

C) FASON İŞÇİLİKTE İNDİRİMLİ ORANDAN DOĞAN KDV İADELERİNİN YAPILMASINA İLİŞKİN ESASLAR

%1 ve %8 oranında vergilendirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup, bu işlemlerin gerçekleştiği dönemde indirim  yoluyla telafi edilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca belirlenen sınırı aşan vergi, mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin %51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmelerden, organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenebilmektedir. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen tutarlar ise takip eden yılın Kasım dönemine kadar (Kasım dahil) nakden veya mahsuben iade edilebilmektedir.

Tekstil ve konfeksiyon sektöründe %8 oranına tabi fason işlerden doğan KDV alacakları miktara bakılmaksızın münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre iade edilecektir. İade talebi vergi inceleme raporunun vergi dairesine intikal ettiği tarihte geçerlik kazanacaktır.

Mükelleflerin KDV iade alacağının tamamı için 6183 sayılı Kanunun 10. maddesinde sayılan cinsten teminat göstermeleri halinde iade talebi, 99 ve 101 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde belirtilen belgelerin ibraz edilmiş olması şartıyla, teminatın gösterildiği tarih itibariyle geçerlik kazanacak, teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülecektir.

Bu durumda, %8 oranına tabi fason işlerden doğan KDV alacağının mahsuben iadesinin talep edilmesi halinde, vergi inceleme raporunun vergi dairesine intikal ettiği tarihten sonra muaccel hale gelecek olan; mükellefin kendisine ait vergi borçları, SSK prim borçları (ithalde alınanlar dahil) ile elektrik ve doğalgaz borçlarına mahsup yapılabilecektir. Teminat gösterilmesi halinde, belgelerin tamamlanıp teminatın gösterildiği tarihten sonra muaccel hale gelecek yukarıda sayılan borçların mahsubu yapılabilecek, teminat, vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülecektir.

İndirimli orana tabi fason imalat işlerinden doğan KDV alacaklarının yılı içinde mahsubunun mümkün olmaması halinde, izleyen yılın Kasım dönemine kadar nakden iadesi talep edilebilecektir. Yılı içinde mahsubu gerçekleşmeyen indirimli orana tabi fason işlerden doğan KDV alacaklarına ilişkin nakden iade talepleri, vergi inceleme raporunun vergi dairesine intikal ettiği tarihten sonra yerine getirilecektir. Bu nakden iade talepleri için fason hizmetin ifa edildiği yılı izleyen yıl içinde teminat gösterilmesi halinde, belgelerin tamamlanıp teminatın gösterildiği tarihten sonra nakden iade talebi yerine getirilebilecek, teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülecektir.

2. KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERİNDEN DOĞAN KDV İADELERİNİN İNCELEMESİZ VE TEMİNATSIZ YAPILMASI

Bilindiği gibi %1 veya %8 oranına tabi teslim veya hizmetleri bulunan mükelleflerin, bu işlemleriyle ilgili olarak satın aldığı mal ve hizmetlere ödediği KDV’leri indirim konusu yapamamaları halinde, indirilemeyen tutarlar aylık bazda mahsuben iade edilebilmekte, yılı içinde mahsup edilmeyen tutarlar ise takip eden yılın Ocak-Kasım dönemleri arasında nakden veya mahsuben iade olarak alınmaktadır.

Bu uygulamanın usul ve esasları 99 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Söz konusu Tebliğin "1.5. Yılı İçinde Mahsup edilemeyen Vergilerin İadesi" başlıklı bölümünde, indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmının izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak nakden veya mahsuben iade edilebileceği belirtilmiş, bu kapsamdaki nakden ve mahsuben iade taleplerinde 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde yer alan açıklamaların geçerli olacağı ifade edilmiştir.

84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (I/1.4.) bölümünde ise, sermayelerinin % 51’i veya daha fazlası genel ve katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, köylere, belediyelere ve bunların teşkil ettikleri birliklere, döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile devlet eliyle kurulan üniversitelere, kanunla kurulan emekli ve yardım sandıklarına ait mükelleflerin nakden veya mahsuben iade taleplerinin, Tebliğin (I/1.1.3.) bölümünde yer alan belgelerin (nakden iade talep edilmesi halinde buna ilişkin dilekçenin) ibrazı üzerine miktarına bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranmadan yerine getirileceği belirtilmiştir.

Bu durumda,  84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (I/1.4.) bölümünde sayılan kurum ve kuruluşların, Katma Değer Vergisi Kanununun 29/2. maddesi çerçevesinde indirimli orana tabi teslim ve hizmetlerinden doğan alacaklarının nakden iadesinde de geçerli olması gerekmektedir.

Konuya açıklık getirmek üzere 6 Temmuz 2007 tarihinde yayınlanan  48 Sıra Numaralı KDV Sirkülerinde, sermayelerinin % 51’i veya daha fazlası genel ve katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, köylere, belediyelere ve bunların teşkil ettikleri birliklere, döner sermayeli kuruluşlara, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile devlet eliyle kurulan üniversitelere, kanunla kurulan emekli ve yardım sandıklarına ait mükelleflerin indirimli orana tabi işlemlerinden doğan yıllık nakit iadelerinin, miktarına bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan yapılacağı belirtilmiştir.

3. İADE EDİLECEK KDV’YE YMM TASDİK RAPORU ÜCRETİNE AİT KDV’NİN DE DAHİL EDİLMESİ

105 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (B) bölümünde, yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen KDV iadesi tasdik raporları karşılığı alınan ücretlerin de iade hakkı doğuran işlemle ilgili bir gider olduğu, bu nedenle KDV iadeleri dolayısıyla düzenlenen YMM tasdik raporlarına ilişkin alınan bedel üzerinden hesaplanan KDV’nin, raporu hazırlattıran mükellefler tarafından iade edilecek KDV hesabına dahil edilebileceği belirtilmiştir.

Buna göre;

1. KDV Kanununun 29/2. maddesi kapsamında indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iadelerinde,

2. KDV Kanununun 32. maddesi maddesi uyarınca tam istisna kapsamına giren:

            a) Mal ve hizmet ihracı,

            b) Bavul ticareti ve yolcu beraberi eşya ihracı,

            c) İhraç kaydıyla teslimler,

            d) Dahilde işleme belgesi kapsamında ihraç kaydıyla teslimler,

            e) Deniz, hava, demiryolu taşıma araçlarının teslimi, inşası, tamiri, onarımı,

            f) Liman ve hava meydanlarında verilen hizmetler,

            g) Altın, gümüş, platin arama, işletme ve rafinaj faaliyetleri,

            h) Teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri,

            i) Liman ve hava meydanı inşası, yenilenmesi, genişletilmesi işleri,

            j) Ulusal güvenlik ve yatırım mallarına ilişkin teslim ve hizmetler,

            k) Uluslararası taşımacılık işlemi,

            l) Yurt dışına çıkan kamyon ve TIR’lara vergisiz mazot teslimi,

            m) Uluslararası kuruluşlara yapılan teslim ve hizmetler,

            n) Uluslararası anlaşmalar kapsamında yapılan teslim ve hizmetler,

nedeniyle doğan iadelerde,

3. KDV Kanununun 9. maddesinin verdiği yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca KDV tevkifatı uygulaması getirilen:

            a) Kamusal karakterli kurum ve kuruluşlara yapılan inşaat (yapım) işleri,

            b) Hurda ve atıklardan elde edilen plastik hammaddeleri teslimi,

c) İstisnadan vazgeçenler tarafından yapılan hurda metal, atık kağıt, cam ve plastik madde teslimi,

nedeniyle doğan iadelerde,

            4. Fazla ve yersiz ödenen KDV’yi indirim hakkı bulunmasına rağmen indirim konusu yapamayanlara iadesinde,

düzenlenen YMM tasdik raporları için YMM’ler tarafından hesaplanan KDV de, iade hakkı doğuran işlemin bünyesine giren KDV olarak iade edilecek KDV hesabına dahil edilebilecektir.

YMM raporunun, iade hakkı doğuran işlemin beyan edildiği dönemden sonra düzenlenmiş olması (zaten genellikle daha sonra düzenlenmektedir), bu rapora ait KDV’nin iade edilmesine engel teşkil etmemektedir. YMM tasdik raporuna ait KDV’nin, işlemin gerçekleştiği döneme atıfta bulunmak suretiyle, iade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen vergi olarak iadesinin talep edilmesi mümkündür.

4. İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERDEN DOĞAN KDV İADELERİNDE ARANILACAK BELGELER

a) 99 Seri No.lu KDV  Genel Tebliğinin (1.4.1.) bölümünde, mahsup talebinin yapıldığı dilekçeye eklenecek olan; takvim yılının başından mahsup hakkının doğduğu döneme kadarki alış ve satış faturaları listesinde,  fatura düzenleme haddinin altında kalan alış ve satış tutarları ile aynı mükelleften yapılan alımların toplamının tek bir tutar olarak belirtilebileceği açıklanmıştı.

105 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (C/1) bölümünde, bu listelerin düzenlenmesinde aynı mükelleften yapılan alımlarda olduğu gibi, aynı mükellefe yapılan satışların toplamının da tek bir tutar olarak gösterilebileceği belirtilmiştir.

b) 99 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (1.5.) bölümünde, yılı içinde mahsup edilmeyip takip eden yılın Kasım dönemine kadar yapılacak nakden veya mahsuben iadelerde, iade talep dilekçesine, indirimli orana tabi işlemlerin yapıldığı yıla ait alış ve satış faturalarının ekleneceği belirtilmiş, bu listelerde fatura düzenleme haddinin altında kalan alış ve satış tutarları ile aynı mükelleften yapılan alımların toplamının tek bir tutar olarak belirtilebileceği açıklanmıştı.

105 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (C/2) bölümünde, bu listelerin düzenlenmesinde aynı mükelleften yapılan alımlarda olduğu gibi, aynı mükellefe yapılan satışların toplamının da tek bir tutar olarak gösterilebileceği belirtilmiştir.

5. ALÜMİNYUM PROFİL VE ALÜMİNYÜM LEVHA TESLİMLERİNDE TEVKİFAT UYGULAMASI

104 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (2.1) bölümünde yapılan düzenleme ile alüminyum profil ve alüminyum levha teslimleri tevkifat kapsamına alınmıştı. 105 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde bu tevkifat uygulamasının, Tebliğin yayımını izleyen ayın başından itibaren (1 Temmuz 2007) yapılacak teslimlerde geçerli olmak üzere, aşağıdaki şekilde yürütülmesi uygun görülmüştür.

Alüminyum profil ve alüminyum levha teslimlerinde KDV tevkifatı;

- Bunları doğrudan slab, billet, külçe gibi ham maddelerden imal edenler tarafından yapılacak ilk teslimlerde,

- Bunları ithal edenler tarafından yapılacak ilk teslimlerde,

uygulanacaktır.

Profil ve levhanın ilk üreticileri ve ithalatçılarından sonraki safhalardaki teslimleri KDV tevkifatına tabi tutulmayacaktır.

Ancak profil ile levha dışında kalan diğer alüminyum mamullerinin her safhasında 96 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (5.3) numaralı bölümü kapsamında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

6. VADE FARKLARINDA KDV UYGULAMASI

KDV Kanununun 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin KDV matrahına dahil olacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, teslim ve hizmet işlemlerine ait faturada ayrıca gösterilen vade farkları matraha dahil edilecek ve işlemin tabi olduğu KDV oranı üzerinden vergilendirilecektir.

Bu işlem, teslim veya hizmete ait vergiyi doğuran olaydan sonra ortaya çıkan ve ikinci vade farkı olarak tanımlanan vade farkları için de geçerli olacaktır. Yani bedelin zamanında ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan yeni vade farkları da vadeli satışa konu teslim ve hizmete ilişkin matrahın bir unsuru olduğundan, bu vade farklarının ayrıca fatura edilmesi ve vadeli satışa konu teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemlerin tabi olduğu oran üzerinden KDV hesaplanarak, vade farkı faturasının düzenlendiği döneme ilişkin beyannamede beyan edilmesi gerekmektedir.

 

Örneğin 1000 YTL tutarında %1 oranına tabi buğday unu tesliminde 12 aylık ödeme süresi karşılığında %12 oranında vade farkı uygulandığını var sayarsak fatura şu şekilde düzenlenecektir.

Teslim bedeli              : 1000     YTL

Vade fark (%12)         :   120        “

Toplam                       : 1120        “

KDV (%1)                   :     11,2     “

Genel Toplam             : 1131,2     “

Bu satışa konu bedelin zamanında ödenmemesi nedeniyle satıcı tarafından verilen ek 5 aylık süre karşılığında  100 YTL tutarında yeni bir vade farkı tahakkuk ettirildiğinde, bunun için alıcı adına yeni bir fatura düzenlenmesi, bu faturada vade farkı tahakkuk ettirilen satışa ait faturanın tarih ve sayısına atıfta bulunulması, yeniden tahakkuk ettirilen 100 YTL üzerinden de ayrıca %1 oranında KDV hesaplanarak beyan edilmesi gerekecektir.

KDV Kanununda bu yönde herhangi bir değişiklik olmadığı için bu uygulama yeni olmamakla birlikte, 105 No.lu KDV Genel Tebliğindeki açıklamadan, bu hususta bir hatırlatma yapılmasına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır.

7. KUR FARKLARINDA KDV UYGULAMASI

KDV’nin konusuna giren teslim ve hizmetlere ait bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı esas itibariyle vade farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmektedir.

Buna göre, teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına, teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanacaktır.

105 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde, bedelin tahsil edildiği tarihte alıcı lehine kur farkı oluşması halinde ise, kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.

 

 

8. MALLARIN İADE EDİLMESİ, İŞLEMİN GERÇEKLEŞMEMESİ VEYA İŞLEMDEN VAZGEÇİLMESİ

KDV Kanununun 35. maddesinde, malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden  vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde,

 

vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükelleflerin bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükelleflerin ise indirme hakkı bulunan vergiyi, değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzelteceği hükme bağlanmıştır. Şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi gerekmektedir.

Bu hükme göre, matrahta değişikliğin vuku bulduğu tarihte işlemin tabi olduğu KDV oranının değişmiş olması halinde düzeltme işleminin, ilk teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan KDV oranı esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.

Örneğin 31 Mayıs 2007 tarihinde %18 oranında KDV uygulanarak teslim edilen tuzun, alıcısı tarafından bir ay sonra satıcısına iade edilmesi halinde, 1 Haziran 2007 tarihinden itibaren tuzun KDV oranı %8’e indirilmiş olmasına rağmen, satıcı ve alıcı düzeltme işlemini %18 oranına göre hesaplanan vergi üzerinden yapacaklardır.(*)


 


(*) Malların iadesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi halinde de yeni bir teslimin doğmadığı, iade ve buna bağlı olarak düzeltme işlemi yapılması gerektiği, dolayısıyla bu işlemler için alıcının fatura düzenlememesi gerektiğine dair görüşümüz için Bkz. Kemal Oktar “KDV İstisnalar ve İadeler” s. 468-471, Maliye ve Hukuk Yayınları, 7. baskı Ocak 2007 Ankara.