Sirküler No              :  2007 / 50

Konu                         : Repo ve Ters Repo İşlemleri, Menkul Kıymetler İle Alacak ve

                                      Borçların Değerlemesi İle İlgili 369 No.lu VUK Genel Tebliği Hk.

 

 

Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve 3 Nisan 2007 Tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 369 Seri No’lu VUK Genel Tebliğinde 1/1/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun uygulanmasında birliğinin sağlanması amacıyla;

è                Repo ve ters repo işlemleri

è                Menkul kıymetler ile

è                Alacak ve borçların değerlemesine

ilişkin  açıklamalar yapılmıştır. Bu Tebliğde yapılan açıklamalar özetle aşağıdaki gibidir:

 

REPO VE TERS REPO İŞLEMLERİNDE DEĞERLEME

Maliye Bakanlığınca, 369 seri No’lu  Tebliğe göre,  geri alım taahhüdü ile menkul kıymet satışı (repo) ve geri satım taahhüdü ile menkul kıymet alımı (ters repo) işlemlerinin;

è   Repo ve ters repoya konu edilen menkul kıymetlerin, her zaman Menkul kıymeti geri almakla yükümlü olan tarafından, vergi usul kanununun 279 uncu maddesi çerçevesinde değerleme işlemine tabi tutulacaktır.

è   Vadesi değerleme gününden sonra olan repo ve ters repo işlemleri ile ilgili olarak, değerleme gününe kadar tahakkuk eden faiz tutarları, repoya taraf olanlarca ticari kazancın elde edilmesi ile ilgili Gelir Vergisi Kanununun 38 ve 39, Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesi hükümleri çerçevesinde gelir veya gider olarak dikkate alınacaktır.

 

 

 

MENKUL KIYMETLERİN DEĞERLEMESİNDE BORSA RAYİCİ

VUK’nın 279’ uncu maddesine göre hisse senetleri ile portföyünün en az %51’i Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri dışında kalan menkul kıymetlerin borsa rayici ile değerlenmesi gerekmektedir. Söz konusu madde uyarınca değerlemeye esas olarak;

 

è   Menkul kıymetin borsa rayici yoksa veya

è   Borsa rayicinin muvazaalı olarak oluştuğu anlaşılırsa, borsa rayici yerine menkul kıymetin alış bedeline, değerleme gününe kadar oluşan gelirin eklenmesi

 

suretiyle bulunacak tutar esas alınacaktır.

Öte yandan, VUK’nın 263 üncü maddesi uyarınca, borsa rayicinin oluşumunda normal temevvüçler (dalgalanma) dışında bariz kararsızlıklar görülen hallerde değerlemeye takaddüm eden 30 gün içindeki ortalama rayici, borsa rayici olarak esas aldırmaya Maliye Bakanlığının yetkilidir..

Bu durumda Maliye Bakanlığı'nca aksi yönde bir düzenleme yapılmadığı sürece, borsada son muamele gününde oluşan rayiç esas alınmak suretiyle değerleme yapılacaktır. Ancak, Maliye Bakanlığı’nca daha sonra yapılacak vergi incelemeleri ile borsada oluşturulan rayicin muvazaalı olduğu anlaşılırsa Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde gerekli tarhiyatlar yapılabileceği tebliğde açıklanmıştır.

 

ALACAK VE BORÇLARIN DEĞERLEMESİ

-  Alacakların değerlemesi

          Alacaklar VUK’nun 281 inci maddesi uyarınca mukayyet değerleriyle değerlenmektedir. Ancak,  yine madde uyarınca mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar ise değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınarak değerlenmek zorundadır.

          VUK’nun 281 inci maddesi uyarınca, vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün kıymetine irca olunabilmekte bir başka deyişle reeskonta tabi tutulabilmektedir. Alacakların reeskonta tabi tutulması halinde yapılacak hesaplamada senette faiz oranı belirlenmiş ise bu oran, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi uygulanacaktır.

 

          Diğer taraftan, bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya kendi muamelelerinde uyguladıkları faiz haddi ile değerleme günü kıymetine irca etmek bir başka deyişle reeskont hesaplamak zorundadırlar. Tebliğde yer alan örnek aynen aşağıdaki gibidir:

 

Örnek: Hesap dönemi takvim yılı olan (A) Ltd. Şti.’nin (B) Bankasına 13/11/2006 tarihinde 6 ay vadeli mevduat hesabı açtırması halinde, mevduat sözleşmesinden kaynaklanan alacak, hesap dönemi sonuna kadar hesaplanacak faiziyle birlikte dikkate alınacaktır.

 

- Borçların değerlemesi

          VUK’nun 285 inci maddesi uyarınca, göre borçlar mukayyet değerleriyle değerlenmektedir. Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit borçlar ise değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınarak değerlenmektedir.

          Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine irca olunabilmekte, aynen alacaklar da olduğu gibi reeskonta tabi tutulabilmektedir. Bu durumda da senette faiz oranı açıklanmışsa bu oran, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddinde bir faiz uygulanacaktır.

Ayrıca, alacaklarını reeskonta tabi tutan mükelleflerin borçlarını da reeskonta tabi tutması gerekmektedir.

          Diğer taraftan alacakların değerlemesinde olduğu  gibi, banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına resmi iskonto haddi veya kendi muamelelerinde uyguladıkları faiz oranı üzerinden, değerleme günü kıymetine irca etmeleri zorunludur. Tebliğde yer alan örnek aynen aşağıdaki gibidir:

 

Örnek: Alacakların değerlemesine ilişkin yukarıda belirtilen örnekteki (B) Bankası da 13/11/2006 tarihinde açılan 6 ay vadeli mevduat hesabı için mevduat sözleşmesinden kaynaklanan borcunu, hesap dönemi sonuna kadar (31/12/2006) hesapladığı faiziyle birlikte dikkate alacaktır.

 

Saygılarımızla…