Sirküler No              : 2007 / 03

Konu                         : Menkul Kıymet Gelirleri ile İlgili İndirim Oranı Hk.

 

2006 YILINA İLİŞKİN İNDİRİM ORANI %46,5 OLARAK İLAN EDİLMİŞTİR.

 

Bilindiği gibi YTL cinsinden elde edilen faiz gelirlerinde enflasyondan aşınmayı gidermek amacıyla “indirim oranı” uygulaması yapılmakta ve gelirin belli bir kısmı gelir kabul edilmeyerek enflasyondan arındırılmakta, indirim sonrası kalan kısım vergiye tabi tutulmaktaydı. Bu uygulama, Gelir Vergisi Kanunu’nun 76’ıncı maddesinde 5281 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.

Ancak  Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67 inci maddesinin 9 uncu fıkrası uyarınca, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31.12.2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler geçerli olduğundan, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirleri için indirim oranı uygulaması devam etmektedir.

Bu sebeple Maliye Bakanlığı’nca yayınlanan 260 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile, 2006 yılında elde edilen gelirler için uygulanacak indirim oranını %46,5 olarak ilan etmiştir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız bilgileri özetlemek gerekirse;  indirim oranına tabi gelir elde edenler bu gelirlerinin  % 46,5’ini  gelir saymayacaklardır. Başka bir  deyişle gelirin enflasyon arındırmasından sonraki tutarını pratik olarak hesaplamak istersek , indirim öncesi gelir tutarını % (100 – 46,5 =) %53,5 ile çarpmak suretiyle tespit etmek mümkündür.

Örneğin indirim öncesi tutarı 500.000 YTL olan bir menkul sermaye iradının indirim sonrası tutarı ( 500.000 x % 53,5) = 267.500 YTL’dir.

 

 

İndirim Kapsamına Giren Menkul Sermaye İratları Nelerdir ?

 

01.01.2006 tarihinden önce YTL cinsinden ihraç edilen her nev’i tahvil (kamu-özel sektör) ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ile TKİ ve Özelleştirme İdarelerince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim kapsamındadır. Bu kapsamındaki gelirler üzerinden GVK’nun 94/7 inci maddesi uyarınca stopaj yapılmıştır. Stopaj oranı kamu kağıtlarından elde edilen gelirlerde % 0, özel sektör tahvillerinde ise % 10’dur. Bu gelirler GVK’nun geçici 67 inci maddesine tabi olmadığı için bunlardan geçici 67’ye göre stopaj yapılmamıştır. GVK’nun 94/7 inci maddesine göre stopaja tabi tutulan veya tutulmuş sayılan bu gelirler beyan sınırının aşılması halinde prensip olarak beyana tabidir.

2006 yılı için geçerli beyan sınırı 18.000 YTL’dir. Beyan sınırının hesabında gelirlerin indirim sonrası tutarı dikkate alınır ve varsa başka beyana tabi gelirler de toplama dahil edilir.

01.01.2006 tarihinden önce iktisap edilmiş olan her nevi yatırım ortaklıklarının (menkul kıymet, gayrimenkul, risk sermayesi yatırım ortaklıkları dahil) hisse senetlerinin elden çıkarılmasından veya elde tutulma sürecinde elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31.12.2005 tarihi itibariyle geçerli olan hükümler uygulanacağından, yatırım ortaklıklarından sağlanan kâr payları da indirim oranına tabidir.

 

İndirim Kapsamına Girmeyen Gelirler Nelerdir ?

Aşağıdaki gelirlere indirim oranı uygulanmaz:

 

-   01.01.2006 tarihinden sonra gerek YTL gerekse döviz cinsinden ihraç edilmiş kamu kağıtlardan elde edilen faiz gelirleri (Bu faiz gelirleri üzerinden GVK’nun geçici 67 inci maddesi uyarınca % 10 oranında stopaj yapılır. Bu nedenle söz konusu gelirler hiçbir hadde ve koşula bağlı olmaksın yıllık beyanname ile beyan edilmez. Kesilen vergiler nihai vergi olur),

-   01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen eurobondlar ile bu tarihten önce yurt içinde döviz cinsinden ihraç edilen kamu kağıtlarından elde edilen faiz gelirleri (Bu faiz gelirleri üzerinden geçici 67’ye göre stopaj yapılmaz, 94/7’ye göre stopaj yapılmış sayılır. Bu gelirler beyan sınırının aşılması halinde beyana tabidir. GVK’nun geçici 59 uncu maddesindeki istisnadan yararlanır, yani gelirin 191.089,20 YTL’lik kısmına istisna uygulanır. Anapara kur farkları vergiye tabi tutulmaz.),

-   01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilen eurobondlardan elde edilen faiz gelirleri (Bu faiz gelirleri üzerinden geçici 67’ye göre stopaj yapılmaz, 94/7’ye göre stopaj yapılmış sayılır. Bu menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirleri beyan sınırının aşılması halinde beyana tabidir. GVK’nun geçici 59 uncu maddesindeki istisnadan yararlanamaz. Anapara kur farkları vergiye tabi tutulmaz.)

-   Altına veya ÜFE, TÜFE gibi başka bir değere endeksli menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratları (Bunlara değer artışları gelir sayılmaz.)

-   Menkul kıymet yatırım fonu kâr payları (Bu gelirler üzerinden GVK’nun geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisi yapıldığı için söz konusu gelirler hiçbir hadde ve koşula bağlı olmaksın yıllık beyanname ile beyan edilmez.)

-   Her nev’i alacak faizleri (Stopaj ve istisna uygulamasına konu olmayan bu gelirlerin 2006 yılında elde edilen tutarları toplamının 875 YTL’yi aşması halinde bunların yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekir.)

-   Yatırım ortaklıkları dışında kalan şirketlerden elde edilen kâr payları,

-   Mevduat faizi, katılım bankalarından elde edilen gelirler ve repo gelirleri (Bu gelirler üzerinden geçici 67 nci maddeye göre % 15 oranında stopaj yapılır. Bu nedenle bunlar beyan dışıdır. Kesilen vergiler nihai vergi olur.)

-   Ticari işletmelere dahil iratlar.

 

Hazine Bonosu Ve Devlet Tahvili Faiz Gelirlerinde İstisna Uygulaması Nasıl Olacak ?

 

Bilindiği gibi, GVK’nun geçici 59 uncu maddesi uyarınca 2007 yılı sonuna kadar uygulanmak üzere 26.07.2001 – 31.12.2006 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinin (Eurobondlar dahil) faiz gelirleri ile bunların alım satımından elde edilen kazançların belli bir kısmı gelir vergisinden müstesnadır. 2006 yılı gelirleri için bu istisnanın tutarı 191.089,20 YTL’dir. İstisna, faiz gelirleri ve alım-satım kazançları toplamına bir defa uygulanacak olup, faiz gelirleri ve alım-satım kazançları için ayrı ayrı istisna uygulaması mümkün değildir. İstisnanın faiz gelirleri veya alım-satım kazançlarından hangisine öncelikle uygulanacağını mükellefler serbestçe belirleyebileceklerdir. Müşterek hesaplarda her bir şahıs ayrı ayrı istisna uygulama hakkına sahiptir.

2006 yılına ilişkin beyan sınırı 18.000 YTL olduğuna göre, 26 Temmuz 2001 – 31 Aralık 2006 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinden (Eurobondlar dahil) 2006 yılında indirim öncesi 390.820,92 YTL faiz geliri elde eden mükellefler bu faiz gelirini beyan etmeyeceklerdir. (Beyan sınırının hesabında diğer vergiye ve beyana tabi  gelirler de dikkate alındığından bu örnekteki mükellefin başka beyana tabi geliri olmadığı varsayılmıştır.)

Buna göre 2006 yılında, YTL cinsinden ihraç edilmiş Hazine Bonosundan 390.820,92 YTL faiz geliri elde eden bir kişinin indirim sonrası geliri (390.820,92 x %53,5 =) 209.089,19 YTL olacaktır. Bu gelirden 2006 yılı istisna tutarı indirildiğinde vergiye tabi gelir tutarı (209.089,19 – 191.089,20 =) 17.999,99 YTL olarak hesaplanacaktır. Bu tutar 2006 yılı beyan sınırı olan 18.000 YTL’nin altında kaldığından, başka hiçbir beyana tabi geliri bulunmayan bu kişi elde ettiği bu Hazine bonosu faiz gelirini beyan etmeyecektir.

Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinin alım-satım kazancının tespiti sırasında indirim oranı uygulanamaz. Ancak bu alım satım kazancı hesaplanırken GVK’nun mükerrer 81 inci maddesi uyarınca alış bedelinin ÜFE artış oranında artırılarak dikkate alınması gerekir.

Konuyla ilgili 260 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği sirkülerimize ek yapılmıştır.

 

Saygılarımızla.

 

  

Maliye Bakanlığından:

Gelir Vergisi Genel Tebliği

Seri No: 260

(20 Aralık 2006 Tarihli ve 26382 Sayılı Resmî Gazete)

 

Bu tebliğde 2006 takvim yılında elde edilen bazı menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesinde dikkate alınacak indirim oranı ve istisna tutarının tespiti ile indirim oranı uygulanarak beyan edilecek menkul sermaye iratlarına ilişkin açıklamalara yer verilmektedir.

1. 2006 Takvim Yılında Elde Edilen Menkul Sermaye İratlarının Beyanında Dikkate Alınacak İndirim Oranı

Gelir Vergisi Kanununun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle kaldırılan ikinci fıkrasında, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5, 6, 7, 12 ve 14 numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kar payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.

Gelir Vergisi Kanununun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanunun Geçici 67 nci maddesinin 9 numaralı fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasında yarar görülmüştür.

İndirim oranı; Vergi Usul Kanununa göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre 2006 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı % 7,8’dir.1 Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 16,76’dır.

Buna göre, 2006 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı (% 7,8 / % 16,76 =) % 46,5 olmaktadır.

2. İndirim Oranı Uygulanarak Beyan Edilecek Menkul Sermaye İratları

Gelir Vergisi Kanununa 5281 sayılı Kanunla eklenen Geçici 67 nci maddede, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve katılım bankalarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mevduat faizleri, repo gelirleri ve katılım bankalarından elde edilen gelirler üzerinden yapılacak tevkifata ilişkin açıklamalar 45 numaralı Gelir Vergisi Sirkülerinde de ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Bu çerçevede, Geçici 67 nci maddenin (4) numaralı fıkrası uyarınca, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından 1/1/2006 tarihinden itibaren ödemeyi yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılmakta olup, bu gelirlerin beyanı ve indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

 

 

Diğer taraftan, anılan maddenin (9) numaralı fıkrası gereğince, Geçici 67 nci maddenin yürürlük tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvil ve Hazine bonoları ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin elde tutulması veya elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı, bu gelirlerin vergilendirilmesinde 31.12.2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu kapsamda, 2006 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranı uygulanmak suretiyle beyan edilecektir.

Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının beyanında indirim oranı uygulanmayacaktır.

Ticari işletmelere dahil kazanç ve iratlar için indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

3. 01.01.2006 Tarihinden Önce İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonolarından Elde Edilen Gelirlerde İstisna Uygulaması

Gelir Vergisi Kanununun Geçici 59 uncu madde hükmü ile 31.12.2007 tarihine kadar, 26.07.2001–31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamının 2001 yılında 50 milyar lirası, 2002 ve izleyen yıllarda bu tutarın veya artırılmış tutarın her yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması ile bulunacak tutar gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Bu hükme göre, 2006 yılında söz konusu gelirlere uygulanacak istisna tutarı; 2005 yılı istisna tutarı olan 174.033,88 YTL’nin 2005 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranında2 artırılması sonucu (174.033,88 YTL x % 9,8 =) 191.089,20 YTL olmaktadır. İstisna kapsamına giren söz konusu kazançlar için yıllık beyanname verilmeyeceği gibi, diğer gelirler dolayısıyla verilecek yıllık beyannameye de bu kazançlar dahil edilmeyecektir.

4. Diğer Hususlar

İndirim oranı uygulaması 01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış olup, yukarıda açıklanan Geçici 67 nci maddenin (9) numaralı fıkrası ile getirilen hüküm 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yöneliktir.

Her nevi alacak faizine ilişkin olarak böyle bir hükme yer verilmediğinden, 01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen alacak faizlerine indirim oranı uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Ancak bu gelirlerin, tevkifat ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul sermaye iratlarına ilişkin 2006 yılı beyan haddi olan 875 YTL’yi aşması halinde yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

       Tebliğ olunur.

 

——————————

1     28.11.2006 tarih ve 26360 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 363 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanmıştır.

2     17.12.2005 tarih ve 26026 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 354 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanmıştır.