Sirküler Tarihi         : 16.01.2008

Sirküler No              : 2008 / 31

Konu                         : İhtilaflı Olan Kamu Alacaklarının Uzlaşma Yolu İle Tahsili Hk.  

  

Yazılı ve görsel basında açıklandığı üzere; Maliye Bakanlığı tarafından ihtilaflı kamu alacaklarının çözüme kavuşturmak, Vergi Yargısı üzerindeki yükü hafifletmek ve kamu alacağının bir an önce tahsilini sağlamak amacıyla “Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Yolu İle Tahsili Hakkında Kanun Tasarısı” hazırlanmıştır. Söz konusu tasarı aynen aşağıda belirtildiği gibi olup, henüz TBMM onaylanmadığı için muhtemel değişikliklerin olası olduğunu hatırlatmak isteriz.

 

Saygılarımızla.

 

BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA YOLU İLE TAHSİLİ

HAKKINDA KANUN TASARISI

 MADDE 1- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere (beyana dayanan vergilerde bu tarihten önce verilmesi gereken beyannamelere) ilişkin olup bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle; 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilen vergi, resim, harçlar, fon payı ve bunlara bağlı vergi cezalarından, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay nezdinde dava açma, ilgisine göre itiraz ve temyiz süreleri geçmemiş veya ihtilaflı olup kanun yolu tüketilmemiş bulunanlar için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar aynı Kanunun uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre uzlaşma talep edilmesi ve uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi, resim, harçlar, fon payları ile bunlara bağlı vergi cezalarının ve bu madde kapsamında yapılan uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizlerinin, ilk taksidi uzlaşma tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydan başlamak ve 18 ayda 18 eşit taksitte tamamen ödenmek şartıyla uzlaşmaya konu tutardan kalan alacakların tahsilinden vazgeçilir.

 

(2) Bu madde kapsamında yapılacak uzlaşma hükümlerinden, 213 sayılı Kanunun 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve cezalar ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için de yararlanılabilir. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için bu madde hükmünden yararlanılmak istenilmesi halinde maddede öngörülen şartların yerine getirilmesi koşuluyla kesilen cezanın yüzde ellisine tekabül eden tutar üzerinden uzlaşılmış sayılır.

 

(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş, henüz ulaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş yada uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş alacaklara ilişkin uzlaşma talepleri, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılır. Şu kadar ki mükelleflerin, bu madde hükmünden yararlanmak istemeleri halinde kendilerine tayin edilen uzlaşma gününde bu taleplerini yazılı olarak beyan etmeleri zorunludur. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş olan mükellefler ise dava açma süresi içinde yazılı başvuruda bulunmak, dava açmamak ve nihai teklifte yazılı tutarı kabul etmek koşuluyla bu madde hükmünden yararlanabilir.

 

(4) Mükelleflerin bu madde hükmünden yararlanabilmeleri için tarh edilen vergi, resim, harçlar ve fon payları ile kesilen cezalara karşı dava açmamaları, açılmış davalardan uzlaşma tutanağını imzaladıkları tarihte vazgeçmeleri şarttır. Uzlaşma tutanağı ile birlikte davadan vazgeçme dilekçesini uzlaşma komisyonuna veren mükelleflerin bu dilekçeleri ilgili yargı mercilerine gönderilir.

 

(5) Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen mükelleflerin, ihtilafları ile ilgili olarak daha önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın, işlem yapılmaz. İhtilafa ilişkin nihai kararın kesinleşmiş olması halinde bu madde hükmünden yararlanılamaz. Bu takdirde kesinleşmeye ilişkin kararların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle taraflardan birine tebliğ edilmiş olması şarttır.

 

 

(6) Madde kapsamında uzlaşma sağlanan alacakların maddede öngörülen sürede tamamen ödenmemesi halinde, ilk tarhiyata ilişkin ihbarnamenin tebliğ tarihini takip eden  otuzuncu gün itibariyle tahakkuk ettirilen tutarlar ve bunlara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme emri tebliğine gerek kalmaksızın aynı Kanun hükümlerine göre cebren takip ve tahsil edilir.

 

(7) Bu madde kapsamına giren tutarlara karşılık maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış tahsilatlar, bu madde kapsamında uzlaşılan tutarlara ve hesaplanan gecikme faizlerine 21.7.1953 tarihli 6183 sayılı Kanunun 47’nci maddesine göre mahsup edilir ve fazla tahsil edilen tutarlar ret ve iade edilir.

 

(8) Bu madde hükümlerinden yararlanılarak ödenecek alacaklara taksit sürelerinde ödendiği sürece gecikme zammı hesaplanmaz.

 

(9) Bu maddede öngörülen taksitlerin süresinde ödenmemesi ya da eksik ödenmiş olması halinde ödenmemiş olan tutarların son taksit ödeme süresi sonuna kadar, ödenmeyen ya da eksik ödenen taksitin son taksite ait olması halinde ise bu tutarın son taksiti izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen kısım ile birlikte her ay ve kesri için ayrı ayrı %5 fazlası ile ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır.

 

(10) İl özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar için bu madde hükmü uygulanmaz.

 

(11) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve madde kapsamında yapılacak başvuruların süresini bir aya kadar uzatmaya Maliye Bakanı yetkilidir. Maliye Bakanı bu yetkisini, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde kullanılabileceği gibi, uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi resim, harç, fon payı ve cezaların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esasları yeniden belirleme şeklinde de kullanılabilir