Sirküler Tarihi         : 15.01.2008

Sirküler No              : 2008 / 29

Konu                         : 107 No.lu KDV Genel Tebliği İle KDV İade Usul Ve Esaslarında  

   Yapılan Değişiklik Hk.  

 

Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve 04/01/2008 tarih ve 26746 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 107 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde; ihracat istisnasına ilişkin olarak verilen gümrük beyannamesi ile KDV iadelerinin usul ve esaslarında düzenlemeler yapılmıştır.

I- GÜMRÜK BEYANNAMELERİNİN İBRAZI

KDVK’nun 11 nci maddesinde ihracat teslimlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu, aynı Kanununun 32 nci maddesinde de  bu istisna nedeniyle indirimle giderilemeyen vergilerin de mükelleflere iade edilebilmesine izin verilmiştir.

İhracat istisnasından doğan iade işlemleri sırasında mükelleflerin gümrük beyannamelerini tevsik edici belge olarak ibraz etmeleri de zorunlu olup, bu beyannamelerde yer alması gereken intaç tarihinde ihracat gerçekleşmiş olduğundan  istisnadan da bu tarihin ilgili olduğu vergilendirme döneminde yararlanılması gerekmektedir.

4/4/2007 tarihli ve 2007/19 sayılı Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Genelgesi ile gümrük idarelerince 1 Mayıs 2007 tarihinden itibaren ihracata yönelik düzenlenen gümrük beyannamelerinin ihracatçıya verilen nüshasının üzerine herhangi bir kapanma meşruhatı düşülmesine son verildiğinden  bahisle, söz konusu Genel Tebliğ ile 1 Mayıs 2007 tarihinden itibaren KDV beyannamelerinde ihracat istisnasına ilişkin beyanları bulunan mükelleflerin tevsik edici belge olarak ibraz ettikleri gümrük beyannamelerinde ihracatın gerçekleştiği tarihi belirten bir açıklama aranılmayacağı, bu beyannamelere ilişkin elektronik ortamda (VEDOP) erişilen bilgiler arasındaki kapanma tarihi, ihracat istisnası uygulamasında ihracatın gerçekleştiği tarih olarak dikkate alınacağı belirtilerek uygulama yeniden düzenlenmiştir. Bu durumda, gümrük beyannamelerinin gümrük idaresince kapatıldığı tarih ihracatın gerçekleştiği tarih olarak dikkate alınıp bu döneme ait KDV beyannamesinde ihracat istisnasının beyan edilmesi ve bu tarihin de VEDOP kayıtlarından tespit edilmesi gerekmektedir.

II- KDV GENEL TEBLİĞLERİNDE İSTİSNA VE İADELER HAKKINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

107 seri No’lu KDV Genel Tebliği ile 48, 84 ve 86 No’lu TKDV Genel Tebliğlerinin bazı bölümlerinde değişiklik yapılmış ve  bazı bölümleri de yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklikler, KDVK’nun 13 maddesindeki araç istisnası ve   iadesi gereken KDV alacaklarına ilişkin olup yapılan değişiklikler aşağıda özetlenmiştir:

 

A.Deniz, Hava Ve Demiryolu Taşıma Araçları İle Yüzer Tesis Ve Araç"ların İmal Ve İnşası İle İlgili Olarak Yapılan Teslim Ve Hizmetlerde İstisna İle İlgili Değişiklikler

Katma Değer Vergisi Kanununun 13. maddesinin 4008 sayılı Kanunla değişik (a) bendinde 4108 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile "deniz, hava ve demiryolu taşıma araçları ile yüzer tesis ve araç"ların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamına alınmıştır. Konu ile ilgili düzenlemeler de 48 seri No’lu KDV Genel Tebliğinde yapılmıştır. 107 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile yapılan değişiklikle, mükelleflerin araç imal veya inşasını kendi adlarına bizzat yapmaları ya da sipariş üzerine başkalarına yaptırmaları halinde de istisnadan yararlanılabilmesi için araçların imal ve inşasını bizzat veya sipariş vererek kendi adlarına gerçekleştirenlerin KDV mükellefi olması zorunlu hale getirilmiştir. Bu değişiklik, 107 seri No’lu KDV Genel Tebliğinin yayımından sonra yapılan sözleşmeler kapsamındaki işlemler için geçerlidir. Bu Tebliğin yayımından önce yapılan ve devam eden sipariş sözleşmelerinde önceki uygulama geçerli olacaktır. Önceki uygulamada araçların imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımlarında istisna uygulanabilmesi için, imal ve inşa edenin gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olması yeterli idi.  Dolayısıyla inşa ettirenin vergi mükellefi olması zorunlu değildi.

107 seri No’lu KDV Genel Tebliğine göre, araçların bizzat veya sipariş yoluyla imal ve inşasında istisna uygulaması aşağıdaki şekilde yürütülecektir.

i) Araçları Bizzat İmal veya İnşa Edenler

Araçların bizzat imal veya inşa edilmesi halinde mükellefe bir istisna belgesi verilecek bu belgeye dayanılarak imal veya inşa işinde kullanılacak mal ve hizmetlerin alımlarında KDV ödenmeksizin işlem yapılabilecektir.

ii) Araçları Sipariş Vererek İmal veya İnşa Ettirenler

Araçların sipariş vererek imal ve inşa ettirilmesi halinde, siparişi verene sadece aracı fiilen imal ve inşa edenin kendisine yaptığı hizmet için geçerli olmak üzere bir istisna belgesi verilecektir. Bu belge siparişi verenin aracın imal ve inşası ile ilgili diğer mal ve hizmet alımlarında kullanılamayacaktır. Siparişi verenin, aracın imal ve inşasında kullanılacak mal ve hizmetleri kısmen veya tamamen kendisinin temin etmesi halinde, bu mal ve hizmetlerin alımlarında genel esaslara göre KDV uygulanacaktır. Siparişi veren mükellefin bu şekilde yüklendiği KDV, siparişin bitmesi beklenmeden aylık dönemler halinde kendisine nakden veya mahsuben iade edilebilecektir.

Siparişi verenin ilgili dönemde yaptığı istisna kapsamındaki alımlara ilişkin iade tutarı, 93 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (1.5) bölümündeki açıklamalar da dikkate alınmak suretiyle belirlenerek, bu döneme ait KDV beyannamesinde yer alan "İstisnalar" kulakçığının, "Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" tablosunda beyan edilecektir. Tablonun "Teslim ve Hizmet Bedeli" sütununa istisnaya konu alışların KDV hariç tutarı, "İadeye Konu Olan KDV" sütununa bu alışlara ilişkin belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılacaktır.

Beyannamenin usulüne uygun olarak doldurulmasından sonra "Sonuç Hesapları" kulakçığında yer alan "İade Edilmesi Gereken KDV" sütunundaki tutarın bu iade tutarına ilişkin kısmı, siparişi veren mükellefe iade edilecektir.

İade talebi bir dilekçe ile yapılacak, dilekçeye;

- siparişle ilgili sözleşmenin noter onaylı bir örneği (İlk iade talebi sırasında bir defa verilecektir.),

- istisnaya konu harcamalara ilişkin alış belgelerinin dökümünü gösteren liste,

- iade talep edilen döneme ait indirilecek KDV listesi (İstisnaya konu harcamalara ait alış belgelerine ait listede gösterilen harcamalar bu listede yer almayacaktır.), eklenecektir.

iii) Araçları Sipariş Üzerine Fiilen İmal ve İnşa Edenler

 

Söz konusu araçları aldıkları sipariş üzerine fiilen imal ve inşa edenlerin bu işle ilgili mal ve hizmet alımlarında da istisna uygulanacaktır. Bu durumda, siparişi alarak imal ve inşa işini fiilen yapan mükellefe verilecek istisna belgesinde sipariş üzerine yapılan araç imal ve inşası ile ilgili mal ve hizmet alımlarında geçerli olduğu belirtilecektir.

 

İmal ve inşa işini sipariş üzerine fiilen yapanlar bu işte kullanacakları mal ve hizmetleri bu belgeye dayanarak KDV uygulanmaksızın istisna kapsamında temin edebileceklerdir. Ancak istisna uygulamasında 93 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (1.5) bölümünde belirtilen sınırın dikkate alınacağı tabiidir.

Sipariş üzerine araç imal ve inşa işini yapanlara istisna kapsamında mal teslimi ve hizmet ifasında bulunanlar bu işlemler nedeniyle yüklendikleri vergileri, indirim yoluyla telafi edememeleri halinde iade olarak talep edebileceklerdir. İade talebi bir dilekçe ile yapılacak, dilekçeye;

- araç imal ve inşa işini fiilen yapan mükellefin istisna belgesinin bir örneği,

- istisna kapsamındaki satış faturalarının dökümünü gösteren liste,

- iadenin talep edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi,

-  istisna kapsamına giren satışlarla ilgili yüklenilen KDV tablosu, eklenecektir."

B- KDV İadeleri İle İlgili Yapılan Değişiklikler

84 No’lu KDV Genel Tebliğinde Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının

 (a) bendi kapsamında;

 -  Mal veya hizmet ihracından,

 - 61 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca Türkiye’de ikamet etmeyenlere döviz karşılığı özel fatura ile yapılan satışlardan (bavul ticareti),

 (b) bendi kapsamında 43 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca Türkiye’de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak yurt dışına götürdükleri mallara ait verginin iadesinden (yolcu beraberi eşya ihracı),

 (c) bendi kapsamında (bavul ticareti kapsamında ihracat yapanlara satılanlar dahil) ihraç kaydıyla   teslimlerden, doğan katma değer vergisi  iadesi taleplerinin değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına  ilişkin esaslar, bu Kanunun 32 nci maddesinin Bakanlığımıza, Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 52 nci maddesinin de Gelirler Genel Müdürlüğüne verdiği yetkiye dayanılarak bu Tebliğde yeniden belirlenmiştir.

 İhracat istisnası ve ihraç kaydıyla teslimlerden doğan iadeler kural olarak bu Tebliğin “I. Genel Esaslar”, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (SMİYB) düzenleme veya kullanma fiili ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgisi bulunan mükelleflerin iade talepleri ise Tebliğin “II. Özel Esaslar” bölümündeki açıklamalara göre yerine getirilmektedir.

 

107 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile yukarıdaki Tebliğin “KDV iade Alacağının Mahsup Yoluyla İadesi” bölümünde değişiklik yapılmıştır.  Buna göre;

Katma değer vergisi iade alacağının hak sahibi mükellefin kendisinin, adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortaklık payı ile orantılı olmak üzere ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) vergi borçlarına, ithalat sırasında uygulanan vergilere, SSK prim borçlarına mahsubu talepleri miktarına bakılmaksızın inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir. Dolayısıyla mahsup sistemi değiştirilmiş, şahıs şirketlerinde ortakların payları ile orantılı olmak üzere borçlarına mahsup imkanı getirilerek sınırlandırılmıştır.

İade alacağı öncelikle mükellefin ithalde alınanlar dışındaki vergi borçlarına mahsup edilecektir. Artan bir miktar olursa mükellefin isteğine bağlı olarak; kendisinin ve yukarıda belirtilen ortakların ithalde alınanlar dahil vergi borçlarına veya SSK prim borçlarına mahsup yapılır.

Mahsup talebi, bu Tebliğin (I/1.1.3.) bölümünde belirtilen belgeler tamamlanmadıkça hüküm ifade etmez. Mahsup talebinin yerine getirilmesinde gümrük beyannamelerinin teyidi beklenmeyecektir. Ancak teyidin olumlu gelmemesi halinde mahsup tarihi itibarıyla gerekli tarhiyat işlemi yapılacaktır.

61 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği uyarınca Türkiye'de ikamet etmeyenlere döviz karşılığı özel fatura ile satış yapanlara ihraç kaydıyla teslimde bulunanların iade talepleri münhasıran mahsup yoluyla yerine getirilecektir. Bir başka ifade ile bu mükelleflere nakden iade yapılmayacaktır."

84 No’lu KDV Tebliğinin 2.1.2. Tebliğin (I/1.1.1.1) ve (I/1.1.1.3) bölümlerinde yer alan "..., ortaklarının veya mal ya da hizmet satın aldıkları mükelleflerin ..." ibareleri ile (I/1.1.1.2) bölümünde yer alan "..., ortaklarının ya da mal veya hizmet satın aldıkları mükelleflerin ..." ibaresi, "..., adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortaklık payı ile orantılı olmak üzere ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların)..." şeklinde değiştirilmiştir.

107 Seri No’lu KDV Tebliğ ile Katma değer vergisi iade alacağının  hak sahibi mükellefin mal ya da hizmet satın aldığı kişilerin vergi borçlarına mahsup imkanı kaldırılmıştır. Ayrıca, iade alacağının ortakların vergi ve SSK prim borçlarına mahsubu işleminde ortaklık payı ile ilgili bir sınırlamanın söz konusu olmadığını,

 

iade alacağının, ait olduğu dönemden sonra alacaklı ile ortak olanların vergi veya SSK prim borçlarına da mahsup edilmesi talebinde bulunulabilmesine izin veren düzenlemede yürürlükten kaldırılmıştır.

Yine 107 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile 86 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin B-3 bölümündeki iade usul ve esaslarında değişiklik yapılmıştır. Bu Tebliğin yayımından sonra verilecek mahsup dilekçelerine konu mahsuben iade talepleri için geçerli olmak üzere 86 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (B/3) bölümünün 2 nci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Öte yandan, Katma Değer Vergisi Kanununun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri uyarınca vergiden istisna edilen işlemlerden doğan katma değer vergisi iadelerinde olduğu gibi hurda teslimlerine ilişkin tevkifat uygulamasından doğan iade alacaklarının da miktarına bakılmaksızın; mükellefin kendisinin, adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortaklık payı ile orantılı olmak üzere ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) ithalatta uygulananlar dahil vergi borçlarına, SSK prim borçlarına, inceleme raporu ve teminat aranılmadan mahsup edilmesi uygun görülmüştür."

Yapılan değişiklik ile KDVK’nun 29 uncu maddesinin 2 numaralı fıkrasına göre Bakanlar Kurulunca vergi oranı indirilen teslim ve hizmetlerden doğan katma değer vergisi iadelerinde mükellefin kendisinin, adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortakların  ithalatta uygulananlar dahil vergi borçlarına, SSK prim borçlarına, inceleme raporu ve teminat aranılmadan mahsup edilmesine ilişkin uygulamaya son verilmiştir.  Bu mükellefler sayılan bu borçları için iade alacaklarının mahsubunu talep edemeyeceklerdir.

 

Saygılarımızla...