Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği
(Sıra No: )
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile ilgili
bazı konularda tereddütler oluştuğu anlaşılmış olup,
söz konusu tereddütleri gidermek ve uygulama birliği
sağlamak amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması
gerekli görülmüştür.
Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin
birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile Maliye
Bakanlığı, mükellef ve meslek grupları itibariyle
muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna
göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara
ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun
gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve
ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye ve
bunlarda değişiklik yapmaya yetkili kılınmıştır.
Aynı maddenin (3) numaralı bendinde ise,
düzenlenmesi zorunlu belgelerin elektronik bilgi ve
kayıt araçlarıyla yapılması ve saklanması konusunda
izin vermeye Bakanlığımızın yetkili olduğu
belirtilmektedir.
Bu yetkilere istinaden, belge düzenine ilişkin
aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.
1- Bedeli Kredi Kartı Kullanılmak
Suretiyle Ödenen Taşımacılıkta Belge Düzeni
Yolcu sirkülasyonunun yoğun olduğu deniz
taşımacılığı veya şehir içi toplu taşımacılığı
hizmeti verilen yerlerde, yolcuların hizmet bedelini
bilet, jeton vs. satın alarak ödemesinin ve bunları
kullanmak suretiyle turnike ve benzeri sistemlerden
geçiş yapmasının işlemleri yavaşlatmakta olduğu, bu
yavaşlamanın önüne geçilmesi amacıyla bazı
bankaların, yolcu geçişini hızlandırarak transit
geçiş yapılmasını sağlayacak ve iş yükünü azaltarak
zaman kaybının önüne geçecek şekilde, anılan
yerlerde müşteri ile muhatap olacak bir personel
bulundurulmaksızın, şifreleme veya doğrulama
gerektirmeden kullanılacak kredi kartları çıkardığı
ve bu kartların ödeme aracı olarak kullanıldığı
uygulamada görülmektedir.
Bu Tebliğ ile bahsi geçen kredi kartları
kullanılarak yapılan ve nitelikleri yukarıda
anlatılan geçiş işlemlerinde uyulacak belge düzeni
konusunda belirleme yapılması amaçlanmaktadır. Bu
çerçevede, turnike ve benzeri geçiş sistemleri
kullanılarak taşıma hizmeti veren Tebliğ konusu
işletmeler kapsamına;
- Denizde veya iç sularda yolcu taşımacılığı
yapan yolcu motoru, yolcu gemisi, feribot gibi
ulaşım araçları,
- Şehir içinde toplu taşıma hizmeti sunan araçlar
ile hizmet veren işletmeler girmektedir.
Bedeli söz konusu kartlarla ödenmek suretiyle bu
Tebliğ kapsamında bulunan işletmeler tarafından
verilen taşıma hizmetinin, anılan kartların aşağıda
belirtilen şekilde kullanılması kaydıyla, tebliğin
bu bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde
belgelendirilmesi uygun görülmüştür.
- Yolcu taşımacılığında bankalar tarafından
çıkarılan kredi kartları kullanılacaktır.
- Kredi kartı ile yapılan geçiş işlemlerinde
yolcu geçiş sayısı ve buna ilişkin tutarlar banka
tarafından kayıt altına alınacaktır.
- Kredi kartını okuyan cihazlar vasıtasıyla
yapılan yolcu geçişleri gün sonunda bankaca
raporlanacaktır.
- Banka tarafından günlük olarak alınan geçiş
raporlarının üretilmesi aşamasında dışarıdan hiç bir
müdahale yapılmasına imkan verilmeyecektir.
- Bankada oluşan tüm bilgiler, değiştirilemeyecek
ve silinemeyecek şekilde muhafaza
edilecektir.
Söz konusu kartların bu şartlar dahilinde
kullanılması durumunda günlük hasılat Bankaca
alınacak geçiş raporlarına istinaden işletmeler
tarafından "muhtelif müşteriler" ibareli fatura ile
belgelendirilecek ve kayda alınacaktır. Ancak,
müşterinin istemesi halinde yolcu bileti işletme
tarafından düzenlenerek verilecektir.
2- Otomatik Satış Makineleri İle Yapılan
Satışlarda Belge Düzeni
Günlük yaşamda otomatik makinelerin tüketicilere doğrudan ulaşmanın bir yolu olarak yiyecek, içecek v.b mal veya hizmetlerin satışında yaygın bir şekilde kullanılmakta olduğu görülmektedir. Özellikle satılan mal veya hizmet bedelinin çok düşük, müşteri sirkülasyonunun ise yoğun olduğu alanlarda söz konusu satışlar, müşteri ile muhatap olacak bir personel bulundurulmaksızın, müşteriler tarafından satış bedelleri ödenerek doğrudan otomatik makineler ile yapılmaktadır.
a) Otomatik satış makineleri kullanılmak suretiyle yapılan mal veya hizmet satışlarının, anılan makinelerin aşağıda belirtilen şekilde kullanılması kaydıyla, tebliğin bu bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde belgelendirilmesi uygun görülmüştür.
- Söz konusu makinelerle yapılan mal veya hizmet satışlarına ilişkin bilgiler, makinenin hafızasından silinemeyecek ve değiştirilemeyecek bir şekilde kaydedilecektir.
- Kaydedilen bilgilere dışarıdan herhangi bir müdahale yapılamayacaktır.
- Gün sonunda makineden günlük satış raporu alınabilecektir.
Bu şartların sağlanması durumunda malın satışı veya hizmetin verilmesi anında Vergi Usul Kanununda yer alan belgelerden herhangi biri düzenlenmeyecek ancak gün sonlarında makineden alınacak raporlara istinaden "muhtelif müşteriler" ibareli bir fatura düzenlenecektir.
b) Otomatik satış makinelerinin
yukarıda sayılan şartları taşımaması ve herhangi bir
düzeneğinin olmaması nedeniyle satışın para atılmak
suretiyle yapılması halinde, malın sevk edildiği
tarihten itibaren azami yedi gün içinde satılan
malları içerecek şekilde "muhtelif müşteriler"
ibareli bir fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
Her iki halde de, söz konusu otomatik satış
makinelerine yerleştirilmek üzere taşınan mallar
için "muhtelif müşteriler" ibareli sevk irsaliyesi
düzenlenecek ve yukarıda bahsi geçen şekilde
düzenlenecek faturalar ile irtibatlandırılacaktır.
c) Sadece hizmet sunan
makinelerde yukarıda bahsedildiği şekilde düzeneğin
olmaması durumunda ise gün sonunda cihazda birikmiş
paranın sayılarak toplam hasılat tutarı üzerinden
"muhtelif müşteriler" ibareli bir fatura
düzenlenecektir.
Ayrıca, söz konusu makineleri farklı işyerlerine
yerleştirmek suretiyle komisyon ödenmesi
karşılığında komisyon tutarını gösterir faturanın
düzenleneceği ise tabiidir.
3-Elektronik Sistemler Kullanılarak
Yapılan Otopark İşletmeciliğinde Belge Düzeni
Bilindiği üzere otopark işletmeciliği
faaliyetinde bulunan mükelleflerin ödeme kaydedici
cihaz kullanmaları gerekmekte olup, uygulamada
otopark işletmeciliği faaliyetinin elektronik
cihazlar kullanılmak suretiyle yürütülmesi
yaygınlaşmıştır.
Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme
Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti
Hakkında 3100 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü
fıkrasında, "Maliye Bakanlığı belirleyeceği esaslar
dahilinde, gerekli şartları taşımayan cihazlar
kullanılarak veya elle doldurularak satış fişi
düzenlenmesine izin verebilir." hükmü yer almıştır.
Otopark işletmeciliği faaliyetinde bulunan
mükellefler tarafından ödeme kaydedici cihaz yerine
kullanılan elektronik cihazların aşağıda belirtilen
şekilde kullanılması kaydıyla, otopark işletmeciliği
hizmetinin tebliğin bu bölümünde yer alan
açıklamalar çerçevesinde belgelendirilmesi uygun
görülmüştür.
- Otopark bedelinin ödenmesi sırasında sistem
yazıcıları tarafından tek nüsha olarak perakende
satış fişi düzenlenecektir.
- Mali hafızasında oluşan tüm mali bilgiler,
enerji kesintisi de dahil olmak üzere hiçbir şekilde
hafızasından silinemeyecek şekilde muhafaza
edilecektir.
- Günlük, aylık ve yıllık bazda alınan hasılat
raporlarının üretilmesi aşamasında dışarıdan hiçbir
müdahale yapılmasına imkan verilmeyecektir.
Otopark işletmecileri tarafından ödeme kaydedici
cihaz yerine yukarıda özellikleri haiz elektronik
cihazların kullanılması durumunda; günlük hasılatın
belge düzenlenmeksizin hasılat raporuna göre
kaydedilmesi, her cihazın seri numaralarına göre
günlük ve kümülatif hasılatı içerecek şekilde
verilen Z raporlarına istinaden gelir kaydı
yapılması ve bu şekilde cihaz kullanılan
otoparklarda ayrıca ödeme kaydedici cihaz
kullanılmaması gerekmektedir.
4-Kapıdan Veya Mesafeli Sözleşme
Düzenlenerek Yapılan Satışlarda İade İşlemlerinde
Belge Düzeni
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki
Kanununun 8 inci maddesinde, işyeri, fuar, panayır
gibi satış mekanları dışında önceden mutabakat
olmaksızın tecrübe ve muayene koşullu satışlar
kapıdan satış olarak tanımlanmıştır. Bu tür
satışlarda tüketiciye yedi günlük tecrübe muayene
süresi sonuna kadar malı kabul veya hiç bir gerekçe
göstermeden reddetme hakkı tanınmıştır.
Kanunun 9/A maddesinde ise mesafeli sözleşmeler;
yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya
diğer iletişim araçları kullanılarak ve
tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve
malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan
teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmeler
olarak tarif edilmiştir.
Bu tür satışlarda meydana gelen iade işlemlerinde
belge düzenine ilişkin ortaya çıkan sorunların
giderilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların
yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Vergi Usul Kanununun 234 üncü maddesi uyarınca,
birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit
usulde tespit edilenlerle defter tutmak
mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve
çiftçilerin vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler
veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip
işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri
gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından
verilmiş fatura hükmündedir.
54 seri No.lu Katma Değer Vergisi Kanunu Genel
Tebliğinde, tüketicilerin satın aldıkları mal veya
hizmetlerin çeşitli nedenlerle geri verilerek
bedelinin alınması veya başka bir mal veya hizmet
ile değiştirilmesinin istenilmesi halinde bu
işlemlerin gider pusulası düzenlenerek yapılması
gerektiğine ilişkin açıklamalar yer almaktadır.
Bundan böyle, sadece kapıdan ve mesafeli
sözleşmeler düzenlenerek yapılan satışlara ilişkin
iade işlemleri için Vergi Usul Kanununun mükerrer
257 inci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye
istinaden iade bölümünün yer alacağı bir faturanın
düzenlenmesi ve en az iki örneğinin müşteriye malla
beraber gönderilmesi uygun görülmüştür.
Söz konusu faturanın alt kısmına açılacak iade
bölümünde;
- Malı iade edenin adı soyadı, adresi, imzası
- İade edilen mala ilişkin cins, miktar, birim
fiyat ve tutar yer alacaktır.
Bu şekilde düzenlenen fatura malla beraber
müşteriye gönderildiğinde müşteri malı iade etmek
isterse iadeye ilişkin bölümü dolduracak ve iki
örnek olan faturanın bir örneğini mal ile birlikte
malı satana geri gönderecek, bir örneği kendinde
kalacaktır.
5- Self Servis Esasına Göre İşletilen Ve
Sipariş Vermeye, Hasılat Tespit Etmeye Veya Stok
İzlemeye Yarayan Cihazlar Kullanılarak Yemek Hizmeti
Verilen İşyerlerinde Belge Düzeni
Bedeli önceden alınıp bilahare self servis
esasına göre yemek hizmeti verilen işyerlerinde,
müşterilerin talep ettikleri yiyecek ve içeceklerin
takip edilebilmesi amacıyla çeşitli cihazlardan
(ödeme kaydedici cihaz fişlerine benzer nitelikte)
sipariş bilgileri ile toplam tutarları gösteren ve
mali geçerliliği olmayan fişlerin düzenlenerek
müşterilere verildiği, müşterilerin ise bu fişleri
ödeme kaydedici cihaz fişi olarak algıladığı
görülmüştür.
Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin ikinci
fıkrasında, "Bu Kanuna göre kullanılan veya bu
Kanunun Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye
dayanılarak, kullanma mecburiyeti getirilen
belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması
halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç
düzenlenmemiş sayılır." hükmü bulunmaktadır.
Anılan Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin
birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan
hükme göre, Maliye Bakanlığı, vergi güvenliğini
sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip
onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve
benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya ilişkin
zorunluluk getirmeye, uygulamaya ait usûl ve
esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.
Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi
Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları
Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında 3100 Sayılı Kanuna
göre perakende ticaretle uğraşan veya hizmet ifa
eden birinci ve ikinci sınıf tacirlerin yaptıkları
satışların ve hizmet ifalarının belgelendirilmesinde
ödeme kaydedici cihazları kullanma mecburiyetleri
bulunmaktadır.
Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesi ile mükerrer
257 nci maddesinin (1) ve (6) numaralı bentlerinde
ve 3100 sayılı Kanunda yer alan yetkiler uyarınca
bedeli önceden alınıp bilahare self servis esasına
göre yemek hizmeti verilen işyerlerini çalıştıran
mükellefler tarafından satışı yapılan yiyecek ve
içecek maddelerinin cinslerini açıkça (tavuk döner,
et döner, ayran, kola, su vb.) gösterecek şekilde
fiş verebilecek cihazı işyerinde bulundurma ve
kullanma mecburiyeti getirilmiştir.
Buna göre, bahsi geçen mükellefler, bu tebliğin
yayımından itibaren bir ay içerisinde ödeme
kaydedici cihazlarının departmanlarını satışını
yaptıkları yiyecek içecek cinslerini fiş üzerine
açık olarak yazacak şekilde programlayacaklar veya
programlatacaklardır.
Mükellefler, ödeme kaydedici cihazlarında gerekli
program değişikliğinin yapılmasını müteakip, yiyecek
içecek satışlarında yalnızca satış cinslerinin açık
olarak belirtildiği ödeme kaydedici cihaz fişlerini
düzenleyecekler ve bu bilgileri taşımayan fişler hiç
düzenlenmemiş sayılacaktır.
Diğer taraftan, mükelleflerin işletmelerinde
sipariş verme, hasılat tespit etme ve stok izleme
cihazları gibi herhangi bir cihaz kullanarak fiş
vermek suretiyle satış yapmak istemeleri halinde bu
cihazların üzerindeki bilgilerin değiştirilemez,
silinemez ve dışarıdan müdahale edilemez nitelikte
olması, yukarıda belirtilen bilgileri içerecek
şekilde fiş vermesi ve vergi güvenliğinin sağlanması
amacıyla, anılan cihazların üretici veya
ithalatçılarınca 3100 Sayılı Kanuna göre
Bakanlığımızdan onay alınması şartlarıyla, bu
cihazlar ödeme kaydedici cihaz olarak kabul edilecek
ayrıca mükellefler başkaca bir ödeme kaydedici cihaz
kullanmak zorunda kalmayacaklardır.
Bu açıklamalar uyarınca mükellefler tarafından
bahsi geçen işyerlerinde ödeme kaydedici cihaz veya
Bakanlığımızca onaylanmış sipariş verme, hasılat
tespit etme veya stok izleme gibi cihaz kullanılması
gerekmekte olup, bu cihazların her ikisinin bir
arada kullanılmaması icap etmektedir.
Yukarıda belirtilen özellikleri haiz ödeme
kaydedici cihazı veya sipariş verme, hasılat tespit
etme veya stok izleme gibi cihazı kullanma ve
işyerinde bulundurma zorunluluğuna uymayan
mükellefler adına Vergi Usul Kanununun mükerrer 355
inci maddesine göre özel usulsüzlük cezası
kesilecektir.
Bu Tebliğin yayımından itibaren bir ay içerisinde
programlanmamış ödeme kaydedici cihaz veya onaysız
cihaz kullanmak suretiyle fiş vermeye devam ettiği
tespit edilen mükellefler adına, düzenlenmeyen her
bir belge için Vergi Usul Kanunun 353/2 nci
maddesine göre özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
6- Döviz Ve/Veya Kıymetli Maden
Alım/Satımında Belge Düzeni
226 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
ile 1/5/1994 tarihinden geçerli olmak üzere Türk
Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar ile
tanımlanan yetkili müesseselerce döviz alış ve
satışlarında düzenlenen döviz alım ve satım belgesi
anılan Tebliğ'de belirlenen şartları taşımaları
kaydıyla Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi
zorunlu belgeler kapsamına alınmıştı.
Diğer taraftan, Vergi Usul Kanununun mükerrer 257
nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye
dayanılarak, 379 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği ile de söz konusu Karara İlişkin
2006-32/32 No.lu Tebliğ ile kendilerine kıymetli
maden alım/satım yapma yetkisi verilen yetkili
müesseselere; 1/3/2008 tarihinden geçerli olmak
üzere, kıymetli maden alımında "Kıymetli Maden Alım
Belgesi", satımında da "Kıymetli Maden Satım
Belgesi" düzenleme zorunluluğu getirilmişti.
Ancak Bakanlığımıza yapılan başvurularda, yetkili
müesseselerce döviz alım veya satımında döviz alım
ve satım belgesi düzenlemesinin yanı sıra, kıymetli
maden alım veya satımı yapılırken ayrıca kıymetli
maden alım ve satım belgesi düzenlenmesinin; iş
yükünü artırdığı, zaman kaybına ve belge israfına
yol açtığı belirtilmektedir.
Bu nedenle, anılan Kanununun mükerrer 257 nci
maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak
bu Tebliğ ile de; mükelleflerin faaliyetlerini
aksatmadan yürütmelerini sağlamak ve uygulamayı
kolaylaştırmak amacıyla, anılan belgelerin döviz
alım/satım belgesi ve kıymetli maden alım/satım
belgesi olarak ayrı belgeler olarak değil, isteyen
mükellefler tarafından döviz ve kıymetli maden
alımında "Döviz ve Kıymetli Maden Alım Belgesi",
satımında da "Döviz ve Kıymetli Maden Satım Belgesi"
adı altında tek belge olarak düzenlenmesi imkanı
getirilmektedir.
Mükellefler, faaliyetleriyle ilgili olarak
1/9/2008 tarihinden itibaren "Döviz ve Kıymetli
Maden Alım/Satım Belgesi" düzenlemelerinin yanı
sıra, bundan böyle döviz alım/satım belgesi ve
kıymetli maden alım/satım belgesini ayrı ayrı da
düzenleyebileceklerdir.
Bununla birlikte, bu Tebliğ ile ihdas edilen
"Döviz ve Kıymetli Maden Alım Belgesi" ile "Döviz ve
Kıymetli Maden Satım Belgesi"nin, 226 sıra numaralı
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde döviz alım/satım
belgelerinde bulunma zorunluluğu getirilen asgari
bilgiler ile 379 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliğinde kıymetli maden alım ve satım
belgelerinde bulunma zorunluluğu getirilen asgari
bilgileri de ihtiva etmesi gerekmektedir.
Ancak, 379 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile kıymetli maden alım ve satım
belgelerinde bulunma zorunluluğu getirilen
bilgilerden; tutar ve bu tutara isabet eden katma
değer vergisi bilgilerinin yerine, matrah konusunda
meydana gelebilecek karışıkların önlemesine,
verginin hesaplanmasına ve kontrolüne imkan
verilmesine, kayıtların düzenli ve açık tutulmasının
sağlanması amaçlarıyla, katma değer vergisi hariç
tutar, katma değer vergisi matrahı, hesaplanan katma
değer vergisi ve katma değer vergisi dahil tutar
bilgilerine yer verilmesi uygun görülmüştür.
Döviz alım ve satımı ile kıymetli maden alım ve
satımı yapan yetkili müesseselerden, bu Tebliğin
yayımı tarihinde ellerinde daha önce anlaşmalı
matbaalara bastırmış veya notere tasdik ettirmiş
oldukları kıymetli maden alım ve satım belgesi
bulunanlar, mevcut belgeleri bitene kadar, yukarıda
katma değer vergisinin gösterilmesine ilişkin
belirtilen bilgileri elle yazmak şartıyla bu
belgelerini kullanabileceklerdir.
Ayrıca, "Döviz ve Kıymetli Maden Alım Belgesi"
ile "Döviz ve Kıymetli Maden Satım Belgesi"nin
düzenlenmesinde, 226 ve 379 sıra numaralı Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve
esaslara uyulacağı tabiidir.
Söz konusu belgelerin düzenlenmediğinin veya
gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti
halinde, mükellefler adına Vergi Usul Kanununun 353
üncü maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası
kesilecektir.
7-Denetimlerde Alıkonulan Sevk
İrsaliyesi, Yolcu listesi ve İrsaliyeli Faturalar
238 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
ile denetim elemanlarınca denetimlerde alıkonulan
sevk irsaliyesi, yolcu listesi ve irsaliyeli
faturaların birer nüshasının, Maliye Bakanlığı
Gelirler Genel Müdürlüğü Vergi İstihbarat Şubesine
gönderilme zorunluluğu kaldırılmış ve bunların
mükelleflerin vergi dairelerinde bulunan tarh
dosyalarına konulmak üzere ilgili vergi dairelerine
intikal ettirileceği belirtilmişti.
Bakanlığımıza intikal eden olaylardan bu işlemin
yapılmasının ciddi emek ve zaman kaybına neden
olduğu, vergi dairelerine gönderilen sevk
irsaliyelerinin mükelleflerin tarh dosyalarına
takılması konusunda aksaklıklar meydana geldiği
anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, denetimlerde alıkonulan sevk
irsaliyesi, yolcu listesi ve irsaliyeli faturalar,
bundan böyle vergi dairelerinde bulunan tarh
dosyalarına konulmak üzere ilgili vergi dairelerine
intikal ettirilmeyecek, mükellefin vergi dairesinin
bağlı olduğu Vergi Dairesi Başkanlığı bulunan
İllerde, Denetim Koordinasyon Müdürlüklerince, diğer
İllerde ise Defterdarlık Gelir Müdürlüklerince
değerlendirilmek üzere muhafaza edilecektir.
8- Tevsik Zorunluluğu Olmayan Ödeme ve
Tahsilatlar
5766 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun 18 inci maddesi ile
Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılmıştır.
Bu değişiklik ile tescil edilmiş araçların her çeşit
satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan
dolayı motorlu taşıtlar vergisi borcu bulunmadığının
tespit edilmesi halinde araç sahibi adına
düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak trafik
tescil şube veya bürolarındaki ilgili memurlar
tarafından siciline işlenmek suretiyle yapılacağı ve
trafik tescil şube veya büroları tarafından
yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz
olduğu hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 320, 323, 324 ve 332 sıra
numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde;
mükelleflerin ticari işlemleri ile nihai
tüketicilerden mal veya hizmet bedeli olarak
yapacakları 8.000.-Yeni Türk Lirasını aşan ödeme ve
tahsilatların banka, özel finans kurumları veya
Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü
aracılığıyla yapmaları ve bu kurumlarca düzenlenen
belgeler ile tevsik etmeleri zorunluluğu ve banka,
özel finans kurumları veya Posta ve Telgraf
Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınmaksızın ödeme
ve tahsilat yapılabilecek kurum ve kuruluşlar
açıklanmıştır.
Bu itibarla, anılan tebliğlerle belirlenen tevsik
zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai
tüketicilerin trafik tescil şube veya bürolarında
yapacakları 8.000.-Yeni Türk Lirasını aşan ödeme ve
tahsilat işlemlerinin belirtilen kurumlar aracı
kılınarak yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.
9-Yabancı Para Biriminde Düzenlenen
Faturalarda Türk Para Birimi Karşılığı Bulunmaması
Durumunda Uygulanacak Ceza
Vergi Usul Kanunun 229 uncu maddesinde faturanın
tanımı yapılmış, 230 uncu maddesinde ise faturada
bulunması gereken asgari bilgiler sayılmıştır. Bu
asgari bilgiler içerisinde malın veya işin fiyatı ve
tutarı da yer almaktadır.
Anılan Kanunun 215 inci maddesinde de, kayıt ve
belgelerde Türk Para biriminin kullanılacağı,
belgelerin Türk Parası karşılığı gösterilmek
şartıyla yabancı para birimine göre de
düzenlenebileceği, yurt dışındaki müşteriler adına
düzenlenen belgelerde Türk Parası karşılığı
gösterilme şartı aranmayacağı hükme bağlanmıştır.
Söz konusu Kanunun 352 nci maddesinin II-7
bendinde, vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve
vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve
ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer
düzenlemelere uyulmamış olması fiili II. derece
usulsüzlük sayılmıştır.
Anılan Kanunun 215 inci maddesine göre yabancı
para biriminde düzenlenen faturalarda, yabancı para
birimi tutarı ve Türk para birimi tutarı yer almak
zorundadır. Yabancı para biriminde düzenlenen
faturada, Türk para birimi tutarı karşılığı
bulunmaması usule ve şekle ilişkin bir usulsüzlük
olup, bu fiil dolayısıyla mükellef adına anılan
Kanunun 352 nci maddesinin II-7 bendi uyarınca
ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi
gerekmektedir.
Tebliğ olunur.